banner247
banner174
banner113

İşsiz kalan turizm çalışanlarından sektöre ve Bakanlığa çağrı

banner106

Sezon başladığında otellerde iş başı yapmayı bekleyen binlerce turizm çalışanı, koronavirüs nedeniyle iş başı yapamadığı gibi, binlerce turizm çalışanı da işini kaybetti.

İşsiz kalan turizm çalışanlarından sektöre ve Bakanlığa çağrı

banner108
banner238

Koronavirüs salgınının en büyük darbeyi vurduğu turizm sektörüde, sezonluk olarak çalışan veya işten çıkarılan işçiler zor durumda olduklarını belirtiyor. Hazırladıkları bir bildiriyle turizm camiasına seslenen otel çalışanları, şimdiye kadar ne Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan, ne CİMER’den, ne sektör örgütlerinden ne de sendikalardan bir yanıt alamadıklarını belirtiyor.

''Bize destek olun''

Grubun katılımcılarından Hüseyin Küçük, sahil şeridindeki tesislerde çalışmayı bekleyen binlerce turizm işçisinin zor durumda olduğunu belirtti. Küçük, ‘’Ben turizm çalışanı olarak 10 yıldır Antalya-Alanya’da ikamet ediyorum. Geçen yazdan beridir çalışamıyorum. Kiramızı, mutfak giderlerimizi, çocuğumuzun masraflarını, elektriğimizi, suyumuzu nasıl karşılayacağız? Biz sezonluk çalışan turizim emekçileriyiz. Ne olur bizlere destek verin.’’ ifadelerini kullandı.

''İşsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneği alamıyoruz''

Yüksel Yılmaz isimli turizm çalışanı ise, sezonluk çalışanların ve işten çıkartılanların işsizlik maaşı ya da kısa çalışma ödeneği alamadığına dikkat çekti. Yılmaz, ''Sezonluk çalışında 3 yılda 600 gün dolmuyor. Üstelik bunun son 120 gününün son iş yerinde çalışılması ve bu iş yerinin sizi işten çıkarmış olması gerekiyor. İstifa ettiğinizde veya askıda olduğunuzda o da gidiyor. Şu anda esnetildi ama bize o da fayda etmiyor, çünkü kışın çalışmadık. Kışın zaten çalışmayıp sezonu bekleyen bir kitle ortada kaldı. Bunu duyurmak istiyoruz. Bakanlığın bizimle ilgili olarak devreye girmesini bekliyoruz.'' şeklinde konuştu.

''Oteller kapatıldı, yüzümüze bakmaz oldular''

Umut Aksoy: ''Malumunuz üzerine virüs belası bulaştı. Hayatımız felç oldu. Antalya'da yaşıyorum. Turizm işiyle uğraşıyor(dum) virüs belası yüzünden hayatım felç oldu. Antalya'da yaşayan biri olarak yazıyorum. Evli 1 çocuk babasıyım. Orta gelirli bir vatandaşım. Evim kira giderlerimiz çok. Biz turizmciler olarak mağduriyetimizi duyurmaya çalışıyoruz. Otel sahipleri hepimizi kapının önüne koydu. Otelde misafirler varken hepimiz otel sahipleri için çok iyiydik. Eee ne oldu? Şu anda oteller kapatıldı patronlar yüzümüze bakmaz oldu. Yazık ki çok yazık... Elbet bir gün inşallah virüs belası bitecek o zaman bizim yüzümüze nasıl bakacaklar? Buradan otel sahiplerine sesleniyorum. Düne kadar otelinize gelen misafirler varken bizler iyi personeldik peki şimdi siz neredesiniz? Kötü gün bugünse, siz bugün neredesiniz?''

''Evimi Osmaniye’ye taşımak zorunda kaldım''

Emre Perpil: Bir turizm çalışanı olarak mağdurum. Kıştan bu yana en az 5 aydır boştayım. Tam da sezon açılacak işimize başladık ve çalışıyordum. Derken 10 gün sonra işten kovuldum ve koronavirüs yüzünden maddi yönden sarsılmaya başladım ve her gün bu durumu gözden geçirerek hasta olmaya başladım. Çünkü hiç bir yerden bir çare bulamıyordum. İs başvurusu yapmadığım sektör kalmadı. Yeter ki çalışayım evime bir şekilde ekmeğimi getirebileyim diye. Ama olmadı. Çok şükür bu yıl işsizlik maaşım denk geldi o biraz olsun kurtardı bizi. Ancak o da bitiyor artık. Ben de bunun üzerine evimi memleketim Osmaniye’nin Kadirli ilçesine babamın evine taşınmaya karar verdim. Bir şekil karnımız doyar belki de bu şekilde diye düşündüm. Benim bir şekilde bir yere sığınma şansım vardı. Peki hiç bir yere sığınma şansı olmayan insanlar ne yapacak?

''Beş kişilik aileyiz, dördümüz turizmde çalışıyor''

Nihat Bahçel, ‘’Beş kişilik bir aileyiz. Evimizde 4 kişi turizm sektöründe çalışıyor. Mart ayında işbaşı yapamadık, mağdur durumdayız. Sesimizin duyulmasını istiyoruz’’ derken, Fatma Gider ise, ‘’Oğlumla yaşıyorum. Oğlum üniversite okuyor. Kıştan bu yana çalışmıyorum. Evim kira, faturalarım ve borçlarım artıyor. Böyle giderse oğlum okulu bırakacak, iş bulabilirse o çalışmaya başlayacak.’’ diyerek yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor.

''İşitme cihazımın pilini alamıyorum, mecburen köye döndüm''

Havva Yunt: Ziraat teknikeriyim. Devlet atamayınca turizme girdim ama sezonluk olduğu için mart ayında da koronavirüsünden dolayı başlayamadık... İşitme cihazları kullanıyorum. Pilleri çok pahalı devlet o konuda bana yardım yapamıyor... Şartlar çok ağır kredi ödeme ile almıştım virüsten dolayı onu da ödeyemedim. Bence koronadan öleceğime açlıktan öleyim benden daha ağır olanlarda var. Çocuğu kirası şu bu derdi. Mecburen köye geldim şartlarımız ağır.

''Duygu sömürüsü yapmıyorum, çıkmazdayım''

Kemal Tümkaya: ''2019 2020 yıllarında bulunduğumuz süreç belli. Koronavirüs tüm dünyayı etkisi aldığı gibi maalesef ülkemizi de etkisi altına almış bulunmakta. Lakin biz turizm çalışanları olarak özellikle sezonsal çalışan emekçi arkadaşlar için herhangi bir bütçenin gündeme gelmemesi bizim mağduriyetliğimizi ve umutsuzluğumuzu daha bir arttırmakta. Bizim sorunlarımıza kim ortak olacak? Ben evli 2 çocuk babası ve evi kira olan bir vatandaşım. Evde kalmak mesele değil ama ben sabah kahvaltısında çocuklarıma peynir koyamaz hale geldim. Bu duygu sömürüsü olarak anlaşılmasın sadece çıkmaz bir haldeyim''

''Turizm Bakanlığı bizi gözardı etmesin''

Muharrem Deniz: Malum ülke genelinde yaşanan zor günlerde biz turizm işçileri daha zor günler yaşamaktayız. Normal zamanlarda bile sadece 5 ya da 6 ay çalışıyorken şimdi hiç çalışamıyor ve evimize bakamıyoruz. Bu zamana kadar ne devletten ne de bir sosyal yardımlaşma derneklerinden yardım almadığımız için şu an yapılan yardımlardan da yararlanamıyoruz. Biz fazla bir şey istemiyoruz, sadece devletin özellikle Turizm Bakanlığı'nın bizi göz ardı etmemesini istiyoruz. Ben bu sezon sadece 4 gün çalışabildim. Eşim yeni doğan çocuğumuza baktığı için o da çalışamıyor. Biz bir şekilde kendimizi idame ettirmeye çalışıyoruz ama küçük bebeğimiz onun mama ve bez masrafları var sesimizi duyurmaya çalışıyoruz lütfen yardımcı olun.

''1999 depreminde tüm ailemi kaybettim''

Raziye Taykara: Ben sezonluk olarak otellerin mutfaklarında ve pastanelerinde usta olarak çalışıyorum. Benim hiçbir gelirim yok. 1999'da turizm bozuktu Marmaris'ten İstanbul'a, ailemin yanına gelmek zorunda kaldım. Çünkü o yıl da turum bozuktu. 17 Agustos1999 depremini yaşadık. Tek kurtulan ben oldum, ailemi depremde kaybettim. Ogun bugün hayatla mücadele veriyorum. Çok zor şartlardayım. Turizmde bu virüsten dolayı tüm oteller kapandı. Ben sezonluk emekçiyim daha hiç işe bile başlamadım.

''Sezon açılmasını evladı ile bekleyen 42 yaşında anneyim''

Sema Kubat: Malum salgından dolayı tüm dünya ülkeleri etkilendi fakat biz turizmciler zaten 6 ay en fazla 8 ay çalışan kesimleriz. Sahipsiz, gel deyince giden işim bitti dendiği zaman gönderilen, aslında ülkeye büyük katkı sağlayan ama görülmeyen işçileriz. Diğer sektörlerde emekli olabilmek için 12 ay prim yatarken bizde öyle bir şey söz konusu olamaz bile. Ben 42 yaşında sezon açılmasını 3 tane evladı ile bekleyen bir anneyim. Neden turizm çalışanı bu kadar sahipsiz? İş veren 3 kuruş tazminat vermemek adına askıda bekletiyor. Bu nedenle bir çoğumuzun işsizlik maaşı hakkı olmuyor maalesef. Ha bir de ille de alacağım derseniz eğer, mahkeme yolu var. O mahkemeden sonra iş bulamamak var. Her işveren soruyor 'herhangi bir iş yeri ile mahkemelik oldun mu’ diye soruyor. Diyeceğim o ki turizm yok biz ne olacağız primlerimiz ne olacak.

Turizm çalışanlarının kamuoyuna yaptığı açıklama ise şöyle:

Bizler turizm çalışanlarıyız, bir çoğumuz sektörün kanayan yarası olan "sezonluk" çalışıyoruz, şu an boştayız veya ücretsiz izindeyiz, son çıkan "kısa çalışma ve işsizlik ödeneği"nden esnetilmiş olsa bile yararlanamıyoruz.

Hepimiz sezon başı iş başı yapmayı beklerken devletimizin "evdekal" çağrısına kış aylarından beri uyuyoruz.

Turizm camiasında ki Tüm basın kuruluşlarını, köşe yazarı ve gazetecileri.

Sektörde faaliyet gösteren meslek gruplarını, dernek ve federasyonlarını.

Tüm Otelciler birliklerini.

Tüm acente ve tur birliklerini.

Sektörün önde gelen duayen yöneticilerini.

Her şey bittiğinde; "kaldığımız yerden hep berber devam etmek için" , elinizi taşın altına koymanızı istiyoruz.

Devletimizin ilgili tüm kurullarını harakete geçirmek için, sesimizi duyurmanızı, bekliyoruz.

Bizlere "aynı gemide" olduğumuzu göstermenizi istiyoruz.

banner109
banner111
banner239
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.