banner113

Antalya eski Emniyet Müdürü Yılmaz'ın rütbesi alındı

banner106

Rütbesi alınan, polisevleri dahil, emniyet müdürlüklerinin sosyal tesislerine girişi de yasaklanan, Antalya eski Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, olayı Gün Haber’e anlattı.

Antalya eski Emniyet Müdürü Yılmaz'ın rütbesi alındı
28 Ağustos 2021 Cumartesi 17:34

banner108
banner238

2012 yılında Antalya emniyet müdürü iken, FETÖ’cülerin Emniyet Genel Müdürlüğü’nde egemen olduğu bir dönemde, merkeze pasif göreve çekilen Ali Yılmaz, sosyal medyadan attığı, “Sezar bile en yakını BRÜTÜS tarafından hançerlendi” paylaşımı gerekçe gösterilerek 10 ay kıdem durdurma cezası almıştı. Bu kararı, idare mahkemesi ve Danıştay’da bozduran Ali Yılmaz, emekliliğini istemişti.

Emekli olmasına rağmen aktif olarak iş hayatına devam eden Yılmaz,  17/25 Aralık 2013 olayları sonraki aktif siyasete girmeye karar vererek AK Parti’den Antalya milletvekili aday adayı olmuştu. Tarafını açıkça belli eden Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından “Cunta Bertaraf Edildi” başlıklı bir açıklama yapmıştı.

Ali Yılmaz, rütbesinin alınmasına yol açan süreci Gün Haber’e şöyle anlattı:

“Birden garip bir şey oldu. Mahiyetimde çalışan, dosyası kabarık ve cezaları olan iki polis memuru, ‘FETÖ’nün talimatı ile telefonlarının dinlendiğini’ iddia ederek, valilik makamına bir şikâyet dilekçesi verdi. Daha sonra ekibe bazı memurlar ve bir siyasetçi de dâhil oldu. Ve talimatı da emniyet müdürünün, yani benim verdiğimi iddia etti. “

“KRİPTO UNSURLAR DEVREDE”

“Dönem hassastır. At izine it izi karışmıştır. Ve Valilik, hakkımda soruşturma izni verir. Akabinde yasa gereği hakkında dava açılır. Dört yılı yakın süren davada ne bakanlık ne de şikâyetçiler, hakkımda somut bir delil ve evrak ortaya koyamaz. Hatta iddia sahiplerinin telefonlarının 2013 yılında dinlendiği, benim ise 2012 yılında emekli olduğum ortaya çıkmıştır. Antalya Emniyet Müdürlüğü, Valilik makamına 2017 yılında sunulan bir yazıda, benimle ile ilgili olarak; ‘672 sayılı kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu hakkında bir işlem yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır’ demiştir. Yani, bakanlık bu yazı ile beni aklamıştır.”

“BERAAT ETTİM”

“Tüm suçlamalardan Beraat ettim. Çünkü ortada suç yoktur. Dava görülürken yapılan iddialar ve suçlamalar üzerine, mevzuat gereği savunmam alındı ve dava Beraat ile sonuçlanınca da donduruldu. Aslında dondurulmamış. Ben öyle zannettim. Hâlbuki dosya, ‘Demokles’in Kılıcı’ gibi, ‘Bir gün lazım olur’ mantığı ile bekletilmekteymiş.”

“ÖLÜMÜ MÜ BEKLEMELİYDİM”

“Antalya’da yerel iki gazetede köşe yazısı yazıyorum. STK’larda aktif olarak görev alıp, kendime ait bir YOTUBE kanalında program yapmaktayım.  Bir de 3 adet kitap yazma cesaretini gösterdim. Ne yapmalıydım? Ya masal dinlemeli, ya da köşemde ölümü mü beklemeliydim! Aslında ben anayasal hakkım olan düşünce ve ifade özgürlüğü hakkımı kullanmaktayım. Ayrıca ben bir akademisyenim.”

“SUSUP KONUŞMAYALIM MI?”

“Bakanlık; emekli olmuş personelini hala hiyerarşi içerisinde yer alan, emir komutası altında bulunan kişiler olarak görmektedir. Sussunlar ve konuşmasınlar… Konuşup yazarlarsa övücü şeyler olsun! Ben kimsenin lehine ya da aleyhine tetikçilik yapmadığım gibi, doğru bildiklerimi de eğip bükmeden konuşup yazmaktayım. En son da Meral Akşener’in yurt içi gezilerinde yapılan saldırıları kaleme almıştım. 14 Ağustos 2021 tarihinde bir yerel gazetede, ‘Topuklu Efe’nin Ayak Sesleri’ diye bir yazım yayımlamıştı.”

“VE KALEM, ŞİMDİ KIRILMALIDIR”

“2017 yılında ‘hakkında herhangi bir suç örgütüne veya guruba kaydı ve ilgisi yoktur’ diyen bakanlık, kendi yazısını yalanlarcasına, Beraat kararındaki iddiaları gerekçe göstererek bana, ‘Rütbenin Alınması’ şeklinde disiplin cezası tesis etmiştir. Yani yargı kararını ve kendi yazısını bu sefer dikkate almamıştır. Bakanlık yaş haddini çoktan aşmış bir emniyet müdürüne, dönemi ile ilgili ‘rütbe cezası’ vermiştir. Hem de kurul kararı olmadan, bakan onayı ile… Artık poliste terfi edemeyecektir! Emniyette şu an bir görev alamayacaktır! Belki de talimatla sosyal tesislere giremeyecektir! Zaten bunların hiçbirisi mümkün değildir. Ve emeklilik kazanılmış bir haktır, devam etmektedir.”

“BU KARAR KEYFİ VE SİYASİ BİR KARARDIR”

Hala hukuk devleti isek, bakan onayı ile giden, bakan onayı ile gelir. Bu karar keyfi ve siyasi bir karardır. Sayın İçişleri Bakanı ile ilgili iddia ve suçlamalar da var. Lakin mahkeme kararı ile sabit görülmedikçe doğruluk kazanmaz. Hukuk bunu söyler, biz de bunu deriz. Varsayımlar hukukta delil olarak gösterilemez. Mahkemenin beraat ve bakanlığın aklama yazısına rağmen birileri Sayın İçişleri Bakanı’nı kandırıyor ve yanlış yaptırıyor. Biz onları biliyoruz. Yine de sayın bakanın, bu yanlış karardan döneceğine ya da yargı kararı ile bu kararın iptal edileceğine inanıyoruz.” (Gün Haber)

banner109
banner111
banner112
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.