banner83
banner174
banner113

Efecan Karaca: Galatasaray benim buralara gelmemdeki en büyük etken

Alanyaspor’da 6. sezonunu geçiren Efecan Karaca’yla hikayesini konuştuk. Sahada olduğu gibi otururken bile yerinde duramayan biri. Sözleri de bir o kadar samimi.

Efecan Karaca: Galatasaray benim buralara gelmemdeki en büyük etken

banner108
banner238


Uzatmaya gerek yok gerisini 29 yaşındaki oyuncu anlatıyor: “Hiperaktif bir çocuktum ben hiç yerimde durmazdım. Annem beni zorla eve
sokardı. Sabahtan akşama kadar futbol oynardım. Babam, dedem, anne tarafımdan da dedem, onun kardeşi... Hepsi futbolcuymuş. Ondan
herhalde biraz da. Farkındaysan otururken bile ellerim kollarım oynar, yerimde duramam. Sahaya da yansıyor tabii bu. İşimi severek
yapıyorum. Hayalim hep futbolcu olmaktı, sadece bunu düşündüm her zaman. Küçücükken bile evde top oynadıktan sonra futbolculara
özendiğim için 3-4 kez duş aldığım olurmuş.

‘341T’de büyüdüm!’

“Bu hayallerle yaşadım ve şimdi gerçek olduğu için değerini biliyorum. Bunlara ulaşmak için çok fedakarlıklar da yaptım. 6 yıl boyunca
Sarıyer’den Florya’ya her gün gittim. 341T otobüsü vardı. O yolda büyüdüm resmen, okuldan çıkıp gittim. Başlarda annem babam götürdüler
hep. Allah onlardan razı olsun. Futbola 11 yaşında Sarıyer’de başladım. Galatasaray’la maç yaparken beni keşfettiler. Rahmetli Zafer Koç
vardı. Sefer Karaer hocamız vardı. Beni transfer etmişlerdi. Galatasaray altyapısında 6 sezon oynadım, A Takım’la idmanlara çıkmaya
başlamıştım ki kolum kırıldı” 

‘Alanya neresi dedim’ 

“Daha sonra Suat Kaya hoca beni Gaziantep Belediye’ye götürdü. Kartal, Sarıyer, Adana Demir ve en son Kartal’dan sonra hayatım değişti.
Dönüm noktalarımda Suat Kaya ve Mehmet Altıparmak’ın yerleri ayrı. Hatta Mehmet hoca Alanya’ya gittiğinde aradı, istedi beni. Bir ay
boyunca her gün arıyor, ben de, 2. Lig’e gitmek istemiyorum. 1. Lig’de kalmak istiyorum. Sonra Haydar abi aradı beni, ‘Gel dedi, şampiyon
olacağız’ dedi. ‘Abi Alanya neresi, tatile bile gitmedim oraya ben. (Gülüyor)’ dedim. Sonra da anlaştık.” 

‘Safet hoca dönüm noktası’

“İki Play-Off şampiyonluğu yaşadık. Haydar abi kaleyi okuyordu herhalde, rakipler tutturamıyordu bir türlü. Böyle geldik Süper Lig’e. Süper
Lig’de de dönüm noktam Safet Susic’tir. Aslında Süper Lig’de oynamak alt taraftan çok daha kolay bir oyuncu için. Çünkü burada genel
olarak her şey yerli yerinde. Oyuncular güçlerini nasıl kullanacaklarını biliyorlar. Duracakları yeri biliyorlar. Herkes işini yapıyor. Nitekim ben
de çıktığımızda 10 maç hiç oynayamadım. 2-3 hafta şans bulmaya başladıktan sonra Safet hoca geldi.”  

‘Benim kadar yetenekliyseniz idmana çıkmayın’ 

“Sergen Yalçın hocayı duyuyorduk ama hiç çalışmamıştık. Bence futbolculuğu gibi hocalığı da kaliteli biri. Taktik olarak çok iyi. Şimdiki en
önem verdiği şey koşu mesafeleri. Biz de bazen diyoruz ona, ‘Hocam, futbolcuyken koşmuyordun sen de’ diye. O da, ‘Benim kadar
yetenekliyseniz koşmayın, hatta idmana da çıkmayın’ diyor. Doğru söylüyor (Gülüyor). O zaman bir şey diyemiyoruz. Haklı çünkü. Bunlar
espri tabii. Sergen hocayla çalışmak keyifli. Futbolcuyu rahat bırakıyor, halinden anlıyor. Takım da ona alıştı ve sevdi. Sahada da belli oluyor.
Bizim için önemli olan ligde kalmak, inşallah bunu da gerçekleştirip kalırız.” 



‘Başakşehir bile zaman geçirdi’ 

“İlk olarak kötü başladık sezona. Sonra 4 maçlık bir serimiz oldu, akabinde yine kötü gittik. Sergen hoca geldi ve bir ivme yakaladık. Oyun
olarak mesela son 3 maç Beşiktaş, Rize ve Başakşehir’le berabere kaldık, hepsini de yenebilirdik. Beşiktaş maçında inanılmaz goller
kaçırdık, Rize’de penaltı kaçtı. Başakşehir’de kaleci Mert’in zaman geçirdiğini gördük artık bir ara. Bu çıkışı kamptaki çalışmalarla pekiştirdik.
İkinci yarı bunların meyvesini almak lazım. Kaliteli bir takımız. Herkes çok iyi.” 

‘Alanya benim evim gibi’

“6 yıldır buradayım. 2. Lig’de şampiyonluk, 1. Lig’de şampiyonluk ve 3 senedir de Süper Lig. Birbirinden güzel ve değerli günler yaşadık
burada. Alanya artık benim evim gibi. Bir aile ortamı var burada. Bu yüzden de 6 yıldır başarılıyız. Tabii 3 sezondur düşme potasının oralarda
geziniyoruz ama bir ilçe takımıyız. Bazı zorlukları oluyor bunun normal olarak. Buna rağmen başarılıyız. İnşallah bu sene de ikinci yarı
potadan uzaklaşarak daha iyi yerlerde olmak istiyoruz.” 

‘Emre hak ettiği yerde’ 

“Safet Susic, beni Antalya maçında tribünden izledi. Öbür maç gelecekti. Geldi, beni çağırdı. Dedi ki, ‘Ben seni orta saha oynatacağım’...
‘Hocam elimden geleni yaparım ama ben kanattaki gibi oynayamam’ dedim. Oynattı ve iyi de oynadım. Emre Akbaba’yla yanyana oynamak
tabi kolaylaştırıyor. Üst düzey bir oyuncu. Karakteri ve futbolculuğuyla üst tarafları hak eden bir oyuncu, karşılığını da buldu. Çok daha iyi
işler yapacaktır kesinlikle.. Emre’siz oyuna alışıyoruz, onun eksiğini kapatmak için biraz daha fazla koşuyoruz (Gülüyor).”  

'Suçu kimsede aramam'
Hedeflerine ulaşmak için elinden geleni yapacağını belirten Efecan, sözleşmesi bitecek bir oyuncu olarak, geleceğiyle ilgili net konuştu: “21-
22 yaşıma şimdiki aklımla dönmeyi çok isterdim. Artık 29 yaşındayım. Asla kimseye bahane bulmadım, suçu hep kendimde ararım” 

“Kendi adıma geç patlama yapmış olabilirim. Elbette 21-22 yaşıma şimdiki aklımla dönebilsem farklı olabilirdi. Geçmişle yaşanmıyor. 29
yaşındayım. Önümde 6-7 sene daha var. Kilo almıyorum, kendime bakıyorum, ekstra çalışıyorum. İnsanlara hep iyi bir Efecan izletmek
istiyorum. 1 yıldır evliyim. Düzenli bir hayatım var. Zaten öyle gece takılayım, gezeyim diyen biri değilim. Vaktimi eşimle geçiriyorum. Haftada
en az iki gün ekstra çalışırım. Taylan abim var, bireysel antrenörüm. Yemeğime kadar her şeyimi düzenliyor.”

‘Galatasaray’da öğrettiler’

“Hayatta her zaman suçu kendimde aradım. Kimseye bahane bulmadım. Demek ki ben bir şeyleri yanlış yaptım ki daha önce çıkmadım,
şimdi doğruları yapıyorum ki iyi gidiyor işler. Galatasaray altyapısı benim buralara gelmemdeki en büyük etken. Her şeyi öğretiyorlar orada.
İyi insan olmayı başta... Arkamızdan da iyi futbolcudan önce iyi insan dedirtebilmek bence her zaman daha önemli.”

‘Her Türk’ün hayali’

“Her Türk futbolcusunun hayalidir milli takımda oynamak. Benim de hayalim o formayı giymek. Tabii ki büyük takımlarda oynamak da
hayalim. Çalışıyorum, elimden geleni yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim. Eğer olursa ben mutlu olurum, ailem mutlu olur. Olmazsa
da dünyanın sonun değil. Ancak ben büyük takıma gitmek için, milli takımda oynamak için elimden geleni yapacağım.” 

“Kanat oyuncusu olarak Visca ekstra bir oyuncu. Ancak ben Babel’i beğeniyorum, favorim kanat oyuncusu olarak Babel. Gerçi o da gidiyor.” 

Ömer Necati Albayrak | FANATİK ÖZEL

 
banner111
banner112
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.