32 yıllık güven… Kamil Köseoğlu’na vakıf emaneti

Bazı insanlar vardır, yıllar geçtikçe değerleri daha iyi anlaşılır. Bazı isimler vardır; onları anlatmak için bugün yaptıklarına değil, dün yaptıklarına bakmak gerekir. Kamil Köseoğlu benim için böyle bir isim. Kamil Köseoğlu ağabeyimi 1994 yılından bu yana tanırım.


Tam 32 yıl…
Dile kolay.
O yıllarda Doğru Yol Partisi’nde ilçe başkan yardımcılığı görevindeydi. Aynı zamanda Alanyaspor’un ikinci başkanlığını yürütüyordu.
O günden bugüne Alanya çok değişti.
Turizm büyüdü.
Şehir büyüdü.
Alanyaspor 3. Lig’den 2. Lig’e, 2. Lig’den 1. Lig’e, 1. Lig’den Süper Lig’e yükseldi.
Ama Kamil Köseoğlu’nun Alanyaspor’a olan sevgisi hiç değişmedi.
Bugün hâlâ Alanyaspor’un ikinci başkanı.
Yani Kamil Köseoğlu’nun Alanyaspor hikâyesi, bir dönemlik yöneticilik hikâyesi değil.
32 yıllık bir emek hikâyesi.
Bu şehirde Alanyaspor’un bugün bulunduğu noktaya gelmesinde çok sayıda insanın emeği vardır. Kamil Köseoğlu da o emek veren isimlerin başında gelir.
Ben kendisini sadece bir turizmci olarak da tanımıyorum.
Kardeşi Serdar Köseoğlu abim ile birlikte Köseoğlu ailesini uzun yıllardır tanırım.
Turizme yaptıkları katkıyı, Alanya’ya verdikleri desteği, insanlara karşı yardımseverliklerini bilirim.
O nedenle Hamdullah Emin Paşa Vakfı’nın Konaklı’daki Kemal Bay ve Paşa Bay otelleriyle ilgili aldığı son kararı duyduğumda, açıkçası içimde güzel bir duygu oluştu.
Çünkü burada bana göre önemli olan yalnızca 2,5 milyon euroluk kira bedeli değil.
Asıl önemli olan, vakıf malının kime ve hangi anlayışla emanet edildiğidir.
Vakıf malı sıradan bir mal değildir
Bizim kültürümüzde vakıf çok özel bir yere sahiptir.
Vakıf; geçmişten geleceğe bırakılan bir emanettir.
Bir insanın malını Allah rızası için toplumun faydasına tahsis etmesiyle ortaya çıkan vakıf anlayışının temelinde hayır, adalet, emanet ve kul hakkı vardır.
Kur’an-ı Kerim’de, “Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.” buyrulur.
Bence vakıf işlerinde bundan daha önemli bir ölçü olamaz.
Çünkü vakıf malı, kişisel bir servet değildir.
O malda geçmişte hayır için bir şeyler bırakan insanların niyeti vardır.
O malda fakirin, fukaranın, öğrencinin, ihtiyaç sahibinin hakkı vardır.
O malda gelecek nesillerin hakkı vardır.
Bu nedenle vakıf yönetmek büyük sorumluluktur.
Emanete sahip çıkmak gerekir.
Emaneti ehline teslim etmek gerekir.
Kul hakkından sakınmak gerekir.
İşte tam da bu noktada Kamil Köseoğlu ismi benim açımdan anlam kazanıyor.
32 yıllık tanışıklık kolay değil
İnsan birini 32 yıl boyunca tanıyorsa, elbette o insan hakkında bir kanaati oluşur.
Benim Kamil Köseoğlu hakkındaki kanaatim nettir.
İşini bilen bir turizmci.
Alanya’yı bilen bir insan.
Alanyaspor’a gönül vermiş bir yönetici.
Yardımsever bir ağabey. Alanya için elini taşın altına değil gövdesini koyan bir isimdir.
Ve en önemlisi, bu şehrin gelişimine yıllardır katkı sunan bir isim.
Şimdi önüne yeni ve önemli bir sorumluluk geldi.
Hamdullah Emin Paşa Vakfı’nın Konaklı’daki Kemal Bay ve Paşa Bay otelleri, yapılan ihale sonucunda Kamil Köseoğlu tarafından 20 yıllığına kiralandı.
Yıllık kira bedeli de 2,5 milyon euro olarak belirlendi. Bu rakamın vakfa önemli bir gelir sağlayacağı ortada.
Ama benim için bundan daha kıymetli olan, vakıf malının Alanya’yı ve turizmi bilen bir isme emanet edilmiş olmasıdır.
Kemal Bay Otel’i Kamil Köseoğlu kendisi işletecek.
Paşa Bay Otel ise mevcut işletmecisi Ramazan Caner tarafından işletilmeye devam edecek.
Burada bir başka güzel gelişme daha var.
Ramazan Caner’in Alman turizm devi DERTOUR ile yaptığı anlaşmanın ardından Paşa Bay Otel, kapsamlı bir yenileme sürecinden geçerek Aldiana Club Resort markasıyla hizmet verecek.
Bu, sadece bir otelin yenilenmesi değildir. Alanya turizmde yeniden güç kazanmasıdır.
Alanya’nın marka değerinin yükselmesidir.
Yeni istihdam demektir.
Daha fazla turist demektir.
Daha fazla ekonomik hareketlilik demektir.
Alanya kazansın, vakıf kazansın
Ben bu gelişmeye bir gazeteci olarak değil, aynı zamanda 32 yıllık bir tanışıklığın verdiği güvenle bakıyorum.
Kamil Köseoğlu’nu 1994 yılından beri tanıyorum.
İyi gününde de gördüm, zor zamanlarda da…
Alanyaspor için verdiği mücadeleyi gördüm.
Turizm sektöründeki emeğini gördüm.
İnsanlara yaklaşımını gördüm.
Bu nedenle bugün kendisine vakıf gibi önemli bir emanet teslim edilmesini şahsen memnuniyetle karşılıyorum.
Elbette bu bir ayrıcalık meselesi değildir.
Tam tersine, emanetin sorumluluğudur.
Çünkü vakıf malını yönetmek, aynı zamanda insanların güvenini taşımaktır.
Burada önemli olan, bu güvenin hakkını verebilmektir.
Ben inanıyorum ki Kamil Köseoğlu da bu sorumluluğun farkındadır.
Çünkü 32 yıldır tanıdığım Kamil Köseoğlu’nun en önemli özelliklerinden biri, Alanya ile kurduğu bağdır.
Bu şehir onun için sadece yatırım yapılan bir yer olmadı.
Alanya onun hayatının bir parçası oldu. Alanyaspor onun için sadece bir futbol kulübü olmadı.
Bir sevda oldu.
Şimdi bu sevdanın yanına yeni bir sorumluluk daha ekleniyor:
Vakıf emaneti.
Emanet ağırdır
Atalarımızın güzel bir sözü vardır:
“Emanet ehline verilmezse, düzen bozulur.”
Bizim inancımızda da emanetin hakkını vermek çok önemlidir.
Çünkü insanın malı geçicidir.
Makamlara gelir, makamlardan ayrılırız.
Servet kazanır, geride bırakırız.
Ama geride bıraktığımız iyilikler ve hayırlar kalır.
Vakıfların güzelliği de tam burada ortaya çıkar.
Bir insanın yaptığı hayır, kendisinden sonra da yaşamaya devam eder.
Hamdullah Emin Paşa’nın bıraktığı vakıf da bunun güzel örneklerinden biridir.
Bugün yapılması gereken, bu emaneti daha da büyütmek, gelirini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde bırakmaktır.
İşte bu nedenle ben Kamil Köseoğlu’nun bu işe talip olmasını ve vakfın da kendisini uygun görmesini önemsiyorum.
Çünkü vakıf emaneti emin elde olmalıdır.
Kamil Köseoğlu’na ve ekibine yeni dönemde başarılar diliyorum.
Dilerim Kemal Bay ve Paşa Bay otelleri hem vakfa hem Alanya’ya hem de bölge turizmine büyük katkılar sağlar.
Dilerim bu tesislerden ekmek kazanan insanların sayısı artar.
Dilerim Alanya daha fazla turist ağırlar.
Dilerim vakfın geliri büyür ve bu gelir hayırlı işlerde kullanılır.
Ve en önemlisi…
32 yıllık güven, yeni bir emaneti de beraberinde hayırlı bir şekilde taşır.
Çünkü mesele sadece otel işletmek değildir.
Mesele emaneti taşımaktır.
Ve biz biliriz ki;
Emanet ehline verildiğinde bereket olur.

Uzayan kol bizden olsun…

Yazımı, rahmetli Alanyalı milletvekilimiz, ağabeyimiz Hayri Doğan’ın yıllar önce söylediği ve hafızalarımıza kazınan güzel bir sözle noktalamak istiyorum:

“Uzayan kol bizden olsun.”

Ben bu sözü bugün bir kez daha hatırlıyorum.

Çünkü Alanya’nın ihtiyacı olan şey; birbirine uzanan eller, birbirine destek olan insanlar ve bu şehre katkı sunma gayretidir.

Kamil Köseoğlu’nun da yıllardır Alanya’ya, Alanyaspor’a ve turizme uzattığı el ortadadır.

Şimdi önünde yeni bir emanet var.

Allah hayırlı eylesin, yolunu açık etsin.

Alanya kazansın, vakıf kazansın, turizm kazansın.

Uzayan kol bizden olsun…