5. BÖLÜM VE SON YAZI. Üçüncü Yıl Artık Mazeret Yılı Değil: Alanya Sonuç İstiyor

Yerel siyasette yıllardır değişmeyen bir kural vardır.

İlk yıl tanıma dönemidir.
İkinci yıl geçiş dönemidir.
Üçüncü yıl ise hesap dönemidir.

Osman Tarık Özçelik şimdi tam o eşiğe gelmiş durumda.

İki yıl boyunca belediyenin toparlanmasından söz edildi.
Mali disiplinden söz edildi.
Yeni anlayıştan söz edildi.
Daha planlı bir şehir yönetiminden söz edildi.
Kurumsallıktan, dijitalleşmeden, denetimden, yeni vizyondan söz edildi.

Tamam.
Hepsi not edildi.

Ama bugün Alanya halkı artık başka bir yere bakıyor:
Sonuç nerede?

Bakın, bu çok kritik bir eşik.

Çünkü artık kimse sadece ne söylendiğini dinlemiyor.
Ne hissedildiğine bakıyor.

Şehir temiz mi?
Ulaşım rahat mı?
Yollar kalıcı mı?
Projeler bitiyor mu?
Borç azalıyor mu?
Mahalleler eşit hizmet görüyor mu?
Turizm kentinin vitrini daha iyi durumda mı?
Toplumsal tansiyon düşüyor mu?
Belediye güven veriyor mu?

Bugün bütün bu soruların cevabı tartışmalıysa, orada belediyenin iletişim problemi değil, performans problemi vardır.

Ben açık konuşayım:
Osman Tarık Özçelik sınıfta kaldı demek için erken olabilir.
Ama “başarılı bir iki yıl geçirdi” demek için de elde çok güçlü veri yok.

Çünkü belediyecilikte ölçü, niyet değil neticedir.

Evet, belli başlıklarda toparlanma çabası görülebilir.
Evet, önceki dönemden kalan bazı yükleri taşıdığı da söylenebilir.
Evet, bazı cesur altyapı kararları uzun vadede doğru çıkabilir.

Ama bütün bunların siyasette bir kıymet üretmesi için vatandaşın hayatına olumlu ve görünür şekilde yansıması gerekir.

Bugün Alanya’da en büyük sorun tam burada düğümleniyor.
Anlatılanla yaşanan arasındaki fark büyüyor.

Ve bu fark büyüdükçe, belediyenin kurduğu her yeni cümle biraz daha fazla sorgulanıyor.

Benim 35 yıllık gazetecilik hafızam bana şunu söylüyor:
Bu şehir belediye başkanına sabır gösterir.
Ama sonsuz kredi vermez.

Alanya affeder ama unutmaz.
Bekler ama bir yere kadar bekler.
Dinler ama sonunda bakar:
“Benim hayatım değişti mi, değişmedi mi?”

İşte Osman Tarık Özçelik’in üçüncü yılı, tam da bu sorunun cevabını verecek.

Artık geçmiş dönem cümleleri daha az işe yarayacak.
Artık siyasi savunmalar daha az karşılık bulacak.
Artık vatandaşın elindeki ölçü çok daha sade olacak:
Göster bana.

Yolun bittiyse göster.
Borç azaldıysa göster.
Proje tamamlandıysa göster.
Şehir toparlandıysa göster.
Adaletli yönetiyorsan göster.
Alanya’yı hızlandırdıysan göster.

Çünkü bu şehir artık sunum değil, somut sonuç istiyor.

Ve son sözüm şudur:

Osman Tarık Özçelik ilk iki yılda çok şey anlattı.
Şimdi Alanya, üçüncü yılda ondan daha az söz, daha çok eser bekliyor.
Bakalım Özçelik, Alanya’nın kimyasını nasıl değiştirip, marka kent haline getirecek?

Not: Yarın ki yazı dizisi Ak Parti Alanya İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı.