Gazipaşa’nın Göçük Mahallesi’nde alınan örnek bir karar, yalnızca bir taziye uygulamasını değil; toplumsal dayanışmanın yeni yüzünü de yeniden gündeme taşıdı. Ergin ailesinin peş peşe yaşadığı büyük acıların ardından, taziye günlerinde yemek verilmemesi yönünde aldığı karar mahallede geniş destek gördü.
Göçük Mahallesi’nde Erkan Ergin’in küçük yaştaki oğlu Mehmet Ata Ergin’in vefatıyla başlayan acı süreç, kısa süre sonra emekli öğretmen Münir Ergin’in eşi Havva Ergin’in trafik kazası sonrası hayatını kaybetmesiyle daha da derinleşti. İki büyük kaybın ardından aile, taziye sürecini daha sade ve manevi bir atmosferde geçirmek adına önemli bir karar aldı.
Mahalle Muhtarı Yakup Erdoğan ve aile yakınlarının tavsiyesiyle taziye evlerinde yemek verilmemesi yönünde adım atan Ergin ailesi, mahallede takdir topladı. Göçük Mahallesi’nde birçok vatandaş, acının paylaşılması gereken yerde maddi yüklerin oluşmasının doğru olmadığını savunurken, alınan kararın örnek bir toplumsal bilinç oluşturduğu ifade edildi.
Ancak bu farkındalık hareketinin temelinde, Alanya’da yıllardır sürdürülen örnek bir mücadele bulunuyor…
Bilindiği üzere, Nurcan Okan yönetimindeki Alanya Kadınları Yardımlaşma Derneği, taziye evlerinde yemek verilmemesi konusunda uzun süredir önemli bir sosyal farkındalık çalışması yürütüyordu. Özellikle ekonomik yükün yas tutan ailelerin omuzlarına bindirilmemesi gerektiğini savunan dernek, Alanya’nın birçok mahallesinde bu uygulamanın kabul görmesini sağlamıştı.
Bugün ise Alanya’da başlayan bu toplumsal duyarlılık hareketi, komşu ilçe Gazipaşa’ya kadar ulaştı. Göçük Mahallesi’nde alınan karar, Alanya Kadınları Yardımlaşma Derneği’nin yıllardır verdiği emeğin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye’nin birçok yerinde artık taziye kültürü yeniden konuşuluyor. İnsanlar, acının gösterişle değil; samimiyetle paylaşılması gerektiğini daha yüksek sesle dile getiriyor. Özellikle ekonomik şartların ağırlaştığı bir dönemde, yas evlerinin mutfak yüküyle değil, manevi destekle ayakta tutulması gerektiği görüşü giderek yayılıyor.
Göçük Mahallesi’nde başlayan bu yeni yaklaşımın, ilerleyen süreçte Gazipaşa’nın diğer mahallelerine ve belki de Türkiye’nin dört bir yanına yayılması bekleniyor.
YORUM | “Bir Tabak Yemekten Daha Büyük Bir Vicdan Meselesi”
Bazen bir toplumun gerçek değişimi büyük meydanlarda değil, bir taziye evinin sessizliğinde başlar…
Alanya Kadınları Yardımlaşma Derneği’nin yıllardır anlatmaya çalıştığı şey tam da buydu. Acılı bir ailenin, yas tuttuğu günlerde mutfak telaşıyla uğraşmaması gerektiğini söylediler. “Taziye dayanışmadır, yük bindirmek değil” dediler.
Ve bugün görüyoruz ki bu çağrı dalga dalga yayılıyor…
Nurcan Okan ve ekibini yürekten tebrik etmek gerekiyor. Çünkü bazen gerçek sosyal sorumluluk; bir afişte değil, insanların hayatına dokunan küçük ama anlamlı değişimlerde ortaya çıkar.
Göçük Mahallesi’nde alınan bu karar aslında bir kültür dönüşümüdür. Gösterişten uzak, samimiyeti öne çıkaran, acıyı sadeleştiren bir insanlık çağrısıdır.
Belki de artık en büyük ikram, acılı aileye “Biz yanınızdayız” diyebilmektir…




