Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ALTSO) 10 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerin ardından gözler, 17 Ekim’de yapılacak meclis başkanlığı ve yönetim kurulu seçimlerine çevrildi.

ALKÜ’DE İLK DERS SADECE DERS DEĞİL! KONU: TÜRK DÜNYASI
ALKÜ’DE İLK DERS SADECE DERS DEĞİL! KONU: TÜRK DÜNYASI
İçeriği Görüntüle

Alanya’nın analizci isimlerinden Metin Erdem, “ALTSO Meclisinde Paranın Ruhu!” başlıklı yazısında, seçim sürecinde ortaya çıkan kırmızı ve mavi liste ayrımının, seçim sonrasında ticaretin gerektirdiği iş birliğinin önüne geçmemesi gerektiğini savundu.

KIRMIZI VE MAVİ LİSTELER MECLİSTE NASIL BULUŞACAK?

Metin Erdem, seçim mevzuatının meclis yapılanması ve komisyonların oluşturulması bakımından farklı gruplar arasında geçiş ve iş birliğine imkân tanıyan yönüne dikkat çekti.

Erdem, turizm komisyonu üzerinden verdiği örnekte, kırmızı listede otelcilerin bulunmadığını, otelcilerin yer aldığı iki komitenin ise mavi listede olduğunu belirtti. Bu durumun, komisyonların oluşturulması sırasında farklı listelerden üyelerin birlikte hareket etmesini gerektirebileceğini ifade etti.

Erdem’in değerlendirmesine göre burada önemli olan, seçim döneminde oluşan renk ayrımının seçim sonrasında da sürdürülmemesi. Meclis üyelerinin mesleki çıkarlar ve Alanya’nın ticareti söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşabilmesi gerekiyor.

“RENKLERİ KAYNAŞTIRIN, BEYAZLAŞIN!”

Erdem, yazısında ticaretin ve paranın siyasi ya da liste renkleriyle sınırlandırılamayacağını vurgulayarak şu ifadeyi öne çıkardı:

“Paranın-ticaretin rengi, kokusu olmaz; paranın ruhu olur.”

Erdem’in analizinde asıl dikkat çektiği nokta, meclisin yalnızca farklı listelerden seçilen üyelerin bir araya geldiği bir yapı olmaması; ortak karar üretebilen, gerektiğinde oy birliğiyle hareket edebilen bir kurum haline gelmesi.

MECLİS BAŞKANININ ÖNEMİ BURADA ORTAYA ÇIKACAK

Metin Erdem, yeni dönemde seçilecek meclis başkanının farklı gruplar arasında uzlaşma sağlayıp sağlayamayacağını sorguladı.

Erdem, inşaatçıların bir talebinin meclise geldiği ve emlakçıların temsil edildiği diğer grubun buna karşı çıktığı bir senaryo üzerinden, oy çokluğuyla alınan kararların kurumun dış ilişkilerinde yeterince güçlü bir ortak irade ortaya koyamayabileceğini savundu.

Yazara göre ALTSO’nun kamu kurumları ve diğer kuruluşlar nezdinde iş dünyasını güçlü biçimde temsil edebilmesi için mecliste uzlaşma kültürünün yerleşmesi önemli.

Bu noktada Erdem’in Mustafa Tuna’ya yönelik sorusu da dikkat çekiyor: Yeni dönemde seçilecek meclis başkanı, ticaretin gerektirdiği uyumu sağlayabilecek mi?

MEHMET KURAL DÖNEMİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Erdem, önceki dönemin Meclis Başkanı Mehmet Kural’ı örnek göstererek, onun uzlaşma konusunda başarılı bir dönem geçirdiğini ve kararların oy birliğiyle alınmasının kurumsal temsil açısından önemli olduğunu belirtti.

Yazarın değerlendirmesine göre, mecliste sağlanan uzlaşma, önceki dönem ALTSO Başkanı Eray Erdem’in kamu kurumları karşısındaki elini de güçlendirdi.

“İŞ İNSANLARININ KARNINI RENKLER DOYURMAZ!”

Metin Erdem’in yazısında öne çıkan bir diğer konu ise meclis üyelerinin sahip olduğu yetki ve sorumluluk.

Erdem, yönetim kurulu ve başkanın meclis adına görev yaptığını hatırlatarak, meclis üyelerinin gerektiğinde yöneticileri değiştirebilecek yetkiye sahip olduğunu ifade etti.

ALTSO’da 17 Ekim’de yapılacak seçimlerin bu açıdan önem taşıdığını belirten Erdem, yeni dönemin yalnızca kimin hangi göreve geleceğiyle değil, kurumun nasıl yönetileceğiyle de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Metin Erdem’in analizinin özeti ise açık: Seçim bitti, şimdi icraat zamanı. Kırmızı ve mavi listelerin yerini ortak akıl alabilecek mi? ALTSO meclisi, Alanya iş dünyasının beklentilerine cevap verebilecek mi? Bu soruların yanıtı, 17 Ekim’de şekillenecek yeni yönetim anlayışında aranacak.