TARIMDA TOPRAK VE SU ANALİZLERİ

Toprağına ne eksen karşılığını veren verimli Alanya topraklarında, tarım faaliyetleri de en az turizm kadar ön plana çıkmaya başlamıştır. Özellikle son 7-8 yıldır turizmde yaşanan sıkıntılardan sonra insanlar toprağa daha çok yönelmiş, daha çok yatırım yapmaya başlamışlardır. 

Eskiden boş bulduğun araziye ne istersen ek mantığıyla yapılan tarımda, hem maddi kayıplar hem de zaman kayıpları çok yaşanıyordu. Şimdilerde iyiye giden şey, tarıma çok daha bilinçli yatırımların yapılıyor olmasıdır.  Yatırımcı ekim dikim yapmadan önce mutlaka ekeceği ürüne göre toprağını ve suyunu önden analiz ettirip, ona göre yatırımını yapıyor. 
Toprak analizleriyle topraktaki organik madde ve minerallerin durumu ortaya konmakta ve böylece ekip dikilecek ürüne göre toprağın uygun olup olmadığı ortaya çıkmaktadır. 

Toprakta eksik olan mineraller ya takviye edilmekte ya da toprak başka bir ürün için değerlendirilmektedir. Toprağın ekime doğru hazırlanması, fazla ve yanlış gübre kullanımının da önüne geçecektir. Böylece bitkilerde pestisit dediğimiz kalıntı oluşumları önlenecek ve daha sağlıklı tarım yapılmış olacaktır. 

Toprak numunesi yılın her döneminde, toprak aşırı çamurlu ya da aşırı sert olmadığı sürece alınıp analize gönderilebilmektedir. 

Tarımsal verimlilik açısından değerlendirilecek diğer bir parametre de su analizleridir. Sulama faaliyetlerinde kullanılacak suyun kaynağından (akarsu, gölet, sondaj suyu, vs.) örnekler alınarak, sulama suyu analizleriyle suyun değerlerinin tavsiye edilen veya izin verilen aralıkta olup olmadığına bakılmaktadır. 

Sulama sularının kalite özelliklerinin ve içerisinde bulunan maddelerin bilinmesi toprak verimliliğinin devamlılığı yönünden önem taşımaktadır. Bitki gelişiminde gözlenen gerileme veya durmada sulama suyunun kalitesinin de etkisi vardır. 

Özellikle Akdeniz’e kıyısı olan bu bölgede sulama sularında tuzluluk oldukça önemli bir parametredir. Tarım alanlarına açtırılan sondaj sularında en çok karşılaşılan sorunlardan biri tuz oranıdır.

Laboratuvarımıza gelen sulama sularında tuzluluk değeri yüksek çıktığında genelde üretici buna hayli şaşırıyor. Çünkü kendince şöyle bir çıkarım yapıyor; sondajı denizden oldukça uzak bir bölgede yer alıyor. 

O zaman tuzun karışma ihtimali düşük olmalı, peki neden yüksek çıkıyor? Gözden kaçırılan nokta şudur; sondaj açılırken toprağın onlarca metre derinine iniliyor yani deniz seviyelerine inen sondajlar var. Dolayısıyla tabandan deniz suyu çekiliyor ve tuz oranı artıyor. Akdeniz dediğiniz derya, ucu görünmeyen büyüklükte bir deniz. Tabana indikçe deniz seviyesinden su çekiliyor ve tuz oranını artırıyor.  

Yani bu bölgede sulama suyu mutlaka önden analiz ettirilmeli ve sulama suyu parametreleri açısından tek tek kontrol ettirilmelidir. Sulama suyunun kalitesinin iyi olmaması, bu su ile sulanan arazilerin zamanla tuzluluğunun artmasına, çoraklaşmasına sebep olabilir, sulanan bitkilerin gelişiminde olumsuz etkisi görülebilir. 

Bu nedenle sulama sularının kullanılıp kullanılamayacağının önceden analizleri yaptırılarak belirlenmesi gerekir.
Doğru adımlarla ve bilinçli yapılan tarımla hem maddi kayıplar azalmakta, hem de daha verimli ve kaliteli ürünler yetiştirilmektedir.