Hayat bazen insana öyle anlar yaşatır ki…
Aradan yıllar geçer ama bazı fotoğraflar, bazı sohbetler ve bazı insanlar hafızanızdan hiç silinmez.
Benim de unutamadığım anlardan biri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun Alanya ziyaretiydi.
O dönem AGC (Alanya Gazeteciler Cemiyeti) Yönetim Kurulu Üyesiydim. Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu, Alanya programı kapsamında AGC’yi ziyaret etmiş, birlikte kahvaltı yapma fırsatı bulmuştuk. Mütevazılığı, samimiyeti ve vakur duruşu daha ilk dakikada hissediliyordu.
Kahvaltının ardından dönemin Mahmutlar Belediye Başkanı Alaattin Çakır, Muhsin Yazıcıoğlu’nu makamında ağırladı. Gün boyunca Alanya programıyla birebir ilgilendi, ev sahipliği yaptı. Goldcity Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Aydoğan tarafından tahsis edilen araçla programlarına devam etmişti.
Kim bilebilirdi ki…
O ziyaretin üzerinden henüz bir hafta geçmeden Türkiye, Muhsin Yazıcıoğlu’nu elim helikopter kazasında kaybedecekti.
Aradan uzun yıllar geçti.
İsimler değişti, makamlar değişti, siyaset değişti.
Ama bazı davalar hiç değişmedi.
Geçtiğimiz gün Büyük Birlik Partisi’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı için Ankara’daydım.
Kurultayı, Ankara’da yaşamını sürdüren ve BBP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Çakır’ın davetiyle programa katılan Alanyalı Cihan Baba ile birlikte takip ettik.
Salonun girişinden kürsüsüne kadar tam anlamıyla bir disiplin ve kurumsallık hakimdi.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen teşkilatlar kadar Türk Dünyası’ndan gelen misafir heyetler de salona ayrı bir anlam katıyordu.
Birlik, beraberlik ve dava şuuru salonun her köşesinde hissediliyordu.
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türk-İslam ülküsünü esas alan çizgisi, kongrenin her detayına yansımıştı.
Genel Başkan Mustafa Destici ise kürsüde oldukça net mesajlar verdi.
Bahis çeteleriyle mücadeleden devlet eliyle bahis sistemine karşı duruşa, belediyelerdeki yolsuzluklardan rüşvetle mücadeleye kadar birçok konuda tavizsiz bir söylem ortaya koydu.
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerinde, terör örgütünün hiçbir şart öne sürmeden silah bırakması gerektiğini ifade etti.
Türk milletinin birliği, Türk bayrağı ve Türkçenin vazgeçilmez olduğunu güçlü şekilde dile getirdi.
Salondaki coşku, verilen mesajlarla birleşince ortaya adeta bir dava kongresi çıktı.
Ama benim dikkatimi çeken başka bir tablo daha vardı.
Yıllar önce Mahmutlar Belediye Başkanı olarak Muhsin Yazıcıoğlu’nu ağırlayan Alaattin Çakır, bugün Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak Genel Başkan Mustafa Destici’nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olarak organizasyonun tam merkezindeydi.
Üstelik üçüncü dönemdir aynı güvenle görevine devam ediyor.
Kolay değil…
Yabancı heyetlerle ilgilenmesi, Türk Dünyası temsilcileriyle kurduğu sıcak diyaloglar, organizasyondaki hakimiyeti ve yönetim becerisi dikkat çekiyordu.
Bir köşede oturan değil…
Sürekli çalışan, koşturan, misafirleri karşılayan ve organizasyonu yöneten bir Alaaddin Çakır vardı.
Ankara’da onu izlerken yıllar önce Mahmutlar Belediyesi’nde gördüğüm Alaaddin Çakır ile bugünkü Alaattin Çakır arasında ne kadar büyük bir tecrübe farkı oluştuğunu düşündüm.
Gerçekten kendisini geliştirmiş.
Siyasette sabrın, sadakatin ve teşkilatçılığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.
Kurultay boyunca yanımda bulunan Cihan Baba’nın söylediği bir cümle ise aklımdan çıkmıyor.
“Helal olsun Alaaddin Çakır’a… Gurur duyuyoruz. Alanya’nın bir evladı olarak bugün Büyük Birlik Partisi’nin en önemli kadrolarında görev yapması hepimiz için büyük bir onur.”
Doğrusu ben de aynı duyguları yaşadım.
Uzayan kol bazen bizim memleketten oluyor.
Alanya’nın yetiştirdiği bir ismin Ankara siyasetinde bu kadar önemli görevlerde bulunması küçümsenecek bir başarı değildir.
Kurultayda gördüğüm birlik ruhu, teşkilatların heyecanı, Türk Dünyası’nın yoğun katılımı ve verilen mesajlar bana Büyük Birlik Partisi’nin önümüzdeki döneme daha iddialı hazırlandığını gösterdi.
Siyasette herkes aynı düşünmeyebilir.
Ama emeği, sadakati ve yıllarını verdiği davaya bağlılığı olan insanlara hakkını teslim etmek gerekir.
Ankara’dan Alanya’ya dönerken aklımda tek bir görüntü vardı…
AGC’de birlikte kahvaltı yaptığımız Muhsin Yazıcıoğlu…
Ve yıllar sonra onun davasında Genel Başkan Yardımcısı olarak önemli sorumluluk üstlenen Alanyalı Alaattin Çakır…
Bazı insanlar bu dünyadan göçüp gider.
Ama bıraktıkları dava, bıraktıkları iz ve yetiştirdikleri insanlar yürümeye devam eder.
Belki de gerçek miras tam da budur.