“Çok katı bir yasal düzenleme var”
Koçak, Dim Çayı’ndaki işletmelerle ilgili sürecin tamamen yasal çerçevede ilerlediğini vurguladı. Tesislerin statüsüne ilişkin detayları paylaşan Koçak, bazı alanların orman işgali, bazılarının hazine arazisi işgali, bazılarının ise özel mülkiyet kapsamında olduğunu ifade etti.
Bu nedenle toptan bir kararın doğru olmayacağını belirten Koçak, sürecin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Valimizin talimatı net”
Koçak, Antalya Valiliği’nin konuya ilişkin yaklaşımını da aktararak şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Valimizin ‘Burada hiçbir şey istemiyorum, hepsi kaldırılsın’ talimatı oldu. Zaten çayın üstündeki yerler yıkıldı. Doğru karar vermek lazım.”
Özellikle çay yatağı üzerindeki yapılaşmaların kaldırıldığına işaret eden Koçak, bundan sonraki süreçte hem çevre hem de turizm dengesi gözetilerek adım atılması gerektiğini kaydetti.
“Burası Alanya turizmi için önemli”
Dim Çayı’nın yalnızca bir mesire alanı olmadığını, aynı zamanda Alanya turizminin önemli duraklarından biri olduğunu belirten Koçak, yıllık ziyaretçi sayısına dikkat çekti:
“Alanya’yı ziyaret eden turistlerin 2 ya da 2 buçuk milyonu burayı ziyaret ediyor. Büsbütün burayı öldürecek bir karar alınmaması gerektiğini düşünüyorum.”
Ancak nihai yetkinin devlet kurumlarında olduğunu vurgulayan Koçak, Alanya Belediyesi’nin sürecin dışında kalmayacağını net şekilde dile getirdi.
“Çözüm ortağı olmaya hazırız”
Koçak, Belediye Başkanı’nın da Kaymakamlık nezdinde bu iradeyi ortaya koyduğunu belirterek şu mesajı verdi:
“Biz, Alanya Belediyesi olarak bu işin çözüm ortağı olmaya hazırız.”
Bu açıklama, Dim Çayı’nda hem çevresel hassasiyetlerin hem de turizm gerçekliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki denge arayışını bir kez daha gündeme taşıdı.





