Turizmin sürdürülebilirliği açısından sektörün tüm aktörlerinin birlikte hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Erdem, özellikle son dönemde bazı gelişmelerin yanlış yorumlanarak fırsata çevrilmeye çalışılmasının sektörün iç dengelerini bozabileceğine dikkat çekti.
“Turizmin Lokomotifleri Birbirine Muhtaç”
Tur operatörleri ile otel işletmelerinin turizm sektörünün iki temel gücü olduğunu hatırlatan Erdem, bu iki kesimin uyum içerisinde çalışmasının hem destinasyonların hem de ülke turizminin başarısı açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Erdem, sektörün lokomotifi konumundaki acenteler ile otelcilerin birbirlerine her zaman ihtiyaç duyduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Turizm sektöründe acenteler ve otelciler birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur. Bu iki paydaş arasındaki ilişkinin güvene dayalı ve şeffaf olması, turizmin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi açısından büyük önem taşımaktadır.”
“Savaş ve Yönetmelik Bahane Edilmemeli”
ALTSO Başkanı Erdem, turizm merkezlerinden binlerce kilometre uzakta devam eden savaşların ve yeni yangın yönetmeliği gibi düzenlemelerin sektör üzerinde konuşulduğunu ancak bu durumların fırsata çevrilmemesi gerektiğini belirtti.
Berlin’de düzenlenen ve dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olarak kabul edilen ITB Berlin Turizm Fuarı sırasında elde edilen verilerin umut verici olduğunu dile getiren Erdem, mevcut sezon beklentileri hakkında da bilgi verdi.
Erdem, fuardan alınan geri bildirimlere göre 2026 turizm sezonunun doluluk oranlarının bir önceki döneme kıyasla daha iyi göründüğünü ve sezonun 2025’i aratmayacağı yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu ifade etti.
Ancak bazı olumsuz duyumların sektörde rahatsızlık oluşturduğunu belirten Erdem, şöyle konuştu:
“Bazı acentelerin savaş ve yangın yönetmeliğini öne sürerek otelcilerin erken ödemelerini yapmadıkları, daha önce verdikleri çekleri geri istedikleri ve fiyat kırmaya çalıştıkları yönünde duyumlar alıyoruz. Bu tür davranışlar sektörün iç huzurunu bozar.”
“Bu Durum Herkese Zarar Verir”
Bu tür uygulamaların yalnızca otel işletmelerini değil, turizm sektörünün tamamını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Erdem, zincirleme bir sorun oluşabileceğine dikkat çekti.
Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer otelciler bu tür baskılar nedeniyle gelir kaybı yaşarsa gerekli yenileme yatırımlarını yapamaz, personel istihdamında zorlanır. Bu durum doğal olarak acentelerin pazarlama faaliyetlerini de olumsuz etkiler. Sonuçta sektörün tüm paydaşları ve ülkemiz zarar görür.”
“Dışarıya Kaos Mesajı Vermemeliyiz”
Turizm destinasyonlarının en önemli unsurlarından birinin güven ve istikrar algısı olduğunu belirten Erdem, sektör içinde yaşanan küçük sorunların dış dünyaya büyütülerek yansıtılmasının da doğru olmadığını ifade etti.
Erdem, özellikle uluslararası pazarda Alanya’nın güçlü bir imajı olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:
“Bizim dışarıya burada bir kaos olmadığını iyi anlatmamız gerekiyor. Aksi bir hissiyat oluşturacak davranışlardan kaçınmalıyız. Eğer sorunlar varsa da bunları birlikte çözmeye odaklanmalıyız.”
“Alanya Turizmi Geçmişte Daha Büyük Sorunları Aştı”
2026 turizm sezonu için şu ana kadar kaygı verici bir durum olmadığını bir kez daha vurgulayan Erdem, sektörün pandemi döneminden sonra daha temkinli ve hazırlıklı bir refleks kazandığını söyledi.
Turizm sektörünün dayanıklılığına dikkat çeken Erdem, şu ifadeleri kullandı:
“Alanya turizmi geçmişte çok daha büyük krizleri başarıyla aşmayı bildi. Pandemi döneminden sonra sektör zaten tedbirli olmayı refleks haline getirdi. Bu nedenle yeni bir uyarıya aslında ihtiyaç yok.”
“Alanya Birlik İçinde Hareket Ediyor”
Erdem, Alanya’daki kurumlar arasında güçlü bir iş birliği bulunduğunu da vurguladı.
Özellikle turizm tanıtımı açısından yapılan ortak çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini belirten Erdem, Kaymakamlık, Belediye, ALTAV ve ALTİD ile birlikte ITB Berlin Fuarı’nda gerçekleştirilen temasların oldukça verimli geçtiğini söyledi.
Erdem konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Alanya olarak güzel bir birliktelik içerisindeyiz. Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, ALTAV ve ALTİD yöneticileriyle birlikte fuarda çok verimli temaslarda bulunduk. Dünyada yaşanan gelişmelere rağmen umutluyuz. En kısa zamanda her yerde barışın tesis edilmesini diliyoruz. Otelcilerimize fiyat kırmamalarını tavsiye ederken, acentelerin de partnerleri olan otelcilere karşı daha şeffaf ve iş birliği içinde olmalarını öneriyorum. El ele, omuz omuza yürürsek herkes kazanır.”




