Gazetecilik mesleğinde 35 yılı geride bıraktım. Bu süre içerisinde Alanya’da nice kongreler, seçimler, siyasi değişimler gördüm. Ancak bazı isimler vardır ki onları sadece siyaset sahnesinden değil, gençlik yıllarından da tanırsınız.
Mustafa Türkdoğan, benim için o isimlerden biri.
Kendisini yaklaşık 38 yıldır tanıyorum. O yıllarda ikimiz de lise öğrencisiydik ve Alanya Ülkü Ocakları’nın lise teşkilatlarında görev yapıyorduk. Mustafa Türkdoğan, Alanya Ülkü Ocakları Alanya Lisesi Başkanı, ben ise Alanya Ülkü Ocakları Neziye Soydan Ticaret Meslek Lisesi Başkanı olarak aynı davanın içinde mücadele veriyorduk.
Yıllar geçti…
Ben gazetecilik mesleğini seçtim. Mustafa Türkdoğan ise Ülkü Ocakları’ndan başlayıp Milliyetçi Hareket Partisi’nin çeşitli kademelerinde görev aldı. İl yöneticiliği yaptı, Alanya İlçe Başkanlığı görevini üstlendi, görevden ayrıldı ve şimdi yeniden delegelerin iradesiyle MHP Alanya İlçe Başkanı olarak göreve döndü.
İşte bu nedenle bu kongreyi sadece bir gazeteci gözüyle değil, yaklaşık 38 yıllık bir tanıklıkla değerlendirme ihtiyacı hissediyorum.
Kongrede Mustafa Türkdoğan’ın verdiği mesajlar dikkatle dinlenmesi gereken mesajlardı.
En çok akılda kalan cümlesi ise hiç kuşkusuz şuydu:
“Alanya’yı yeniden gülen insanların şehri yapacağız.”
Bu cümle aslında sadece bir vaat değil, aynı zamanda önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi yol haritasının da özeti niteliğindeydi.
Konuşmasının önemli bölümünü Alanya’nın sorunlarına ayırdı.
Turizm…
Esnaf…
Şehir trafiği…
Bozulan yollar…
Sezon ortasında yapılan altyapı çalışmaları…
Ekonomik sıkıntılar…
Türkdoğan, bundan sonra bu konuların takipçisi olacaklarını açıkça ifade etti.
Ancak benim dikkatimi en çok çeken cümlesi şu oldu:
“Bundan sonra ilçe başkanı olarak sık sık açıklamalar yapacağız.”
Bu sözün satır aralarını iyi okumak gerekiyor.
Çünkü MHP uzun zamandır Alanya’da daha sakin bir siyasi çizgide ilerliyordu.
Anlaşılan o ki yeni dönemde bu tablo değişecek.
Türkdoğan yönetimindeki MHP; yaşanan her gelişmeye görüş bildiren, eleştiren, çözüm önerileri sunan ve kamuoyunda daha fazla görünür olan bir siyaset anlayışı izleyecek.
Kongrenin dikkat çeken bir diğer ismi ise Antalya İl Başkanı Sadullah Güneş’ti.
Yaptığı konuşma aslında sadece Alanya teşkilatına değil, tüm MHP camiasına verilmiş önemli mesajlar içeriyordu.
“Bu davada kazanan kişiler değil, davadır.”
“Hiçbir makam kimsenin tapulu malı değildir.”
“Liderimizin iradesi bizim pusulamızdır.”
Bu ifadeler, son dönemde teşkilatlarda yaşanan tartışmalara ve görev değişikliklerine verilmiş açık mesajlardı. Güneş’in konuşması, birlik ve disiplin vurgusuyla kongrenin en dikkat çeken konuşmalarından biri oldu.
Elbette kongre salonlarında konuşmak kolaydır. Asıl önemli olan, verilen sözlerin sahaya nasıl yansıyacağıdır. Bugün Alanya’nın çözüm bekleyen çok sayıda sorunu var. Turizm sektörünün beklentileri… Esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar…
Kent trafiği…
Altyapı…
Şehir planlaması…
Vatandaş artık sadece eleştiren değil, çözüm üreten, takip eden ve gerektiğinde sesini yükselten bir muhalefet görmek istiyor.
Mustafa Türkdoğan da kongrede bunun sözünü verdi.
Şimdi sıra o sözleri yerine getirmekte.
Yaklaşık 38 yıldır tanıdığım Mustafa Türkdoğan’ın siyasi hayatındaki en önemli dönemlerden biri şimdi başlıyor.
Artık önünde yeni bir sorumluluk var.
Sadece teşkilatı yönetmek değil…
MHP’yi Alanya’da yeniden güçlü, etkili ve gündem belirleyen bir siyasi aktör haline getirmek.
Bunu başarabilecek mi?
Bunun cevabını zaman verecek.
Ancak şunu söyleyebilirim…
Kongrede verilen mesajlar gösteriyor ki MHP, Alanya’da daha aktif bir siyaset yürütmeye hazırlanıyor.
Şimdi herkesin gözü Mustafa Türkdoğan’ın atacağı adımlarda olacak.
Çünkü kongre tamamlandı.
Mesajlar verildi.
Artık söz değil, icraat zamanı.
Ve Alanya, MHP’nin bu yeni dönemde nasıl bir siyaset ortaya koyacağını dikkatle izleyecek.
Bir parantezi de Hasan Cantürk için açmak istiyorum.
Mustafa Sünbül’ün sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmasının ardından ilçe başkanlığı görevini vekâleten Hasan Cantürk üstlendi. Açık söylemek gerekirse, kısa süre içerisinde böyle önemli bir sorumluluğu omuzlamak kolay değildi. Buna rağmen teşkilatı toparladı, kongre sürecini sağduyuyla yönetti ve partiyi başarılı bir şekilde kongreye taşıdı.
Hasan Cantürk’ü de çocukluk yıllarından bu yana tanırım. Dürüstlüğü, mütevazılığı ve dava adamlığıyla bilinen bir kardeşimizdir. MHP teşkilatına yıllardır emek vermiş bir isimdir. Böylesine kısa bir sürede sorumluluk alıp kongreyi birlik ve beraberlik içinde tamamlamak her yöneticinin başarabileceği bir iş değildir.
Bu nedenle Hasan Cantürk ve birlikte görev yapan yönetim kurulunu da ayrıca tebrik etmek gerekir. Kongre süreci, MHP’ye yakışan bir olgunluk içerisinde tamamlandı ve bu başarıda Cantürk’ün emeğini teslim etmek gerekir.