Ekim ayının son günlerine girilirken, hava sıcaklığının 25-27 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 24 derece civarında seyrettiği ilçede, mont ve kalın kıyafetler raflara kaldırıldı. İlçede mülkü bulunan veya uzun süreli kiralama yapan binlerce yerleşik yabancı, Akdeniz güneşinin tadını çıkarmak üzere Alanya’ya ulaştı.
Şezlonglar Boşaldı, Huzurlu "Sarı Yaz" Başladı
Yaz aylarındaki yoğun turist kalabalığının yerini daha sakin ve dingin bir atmosfere bıraktığı Alanya’da, günlük yaşamın ritmi de değişti. Dünyaca ünlü Kleopatra ve Damlataş plajları, kalabalıktan arınarak Avrupalı emeklilerin ana durağı haline geldi. Kışın ortasında deniz keyfi yapan, sahilde yürüyüşe çıkan ve palmiyeler altında kitap okuyan yerleşik yabancılar, ilçedeki "sarı yaz" mevsiminin tadını çıkarıyor.
Semt Pazarlarında ve Kafelerde Bereket Hareketliliği
Avrupalı emeklilerin şehre dönüşü, sahil kafelerinden ilçenin meşhur semt pazarlarına kadar her yerde hissediliyor. Alanya'nın taze ve ekonomik sebze-meyve çeşitliliğine yoğun ilgi gösteren Alman, İskandinav, İngiliz ve Polonyalı emekliler, pazar tezgahlarında yerel halkla renkli görüntüler oluşturuyor. Yaz sezonunun bitmesiyle işlerin yavaşlamasından endişe eden yerel esnaf ise bu yoğun kış göçü sayesinde sezonsuz bir hareketlilik yaşıyor.
"Avrupa'daki Soğuklar Yerine Akdeniz Güneşi"
Alanya’yı ikinci evleri olarak gören Avrupalı emekliler, hem Türk misafirperverliği hem de konforlu yaşam şartları nedeniyle her kış burayı tercih ettiklerini belirtiyor. Avrupa’daki yüksek enerji maliyetleri ve dondurucu soğuklar yerine; mont giymeden, güneşli bir gökyüzü altında kış geçirmek Avrupalı emekliler için vazgeçilmez bir yaşam tarzına dönüşmüş durumda.
Yaz sezonunun ardından kapılarını kapatmayı düşünen birçok işletme de bu ilgi karşısında kış boyunca hizmet vermeye devam etme kararı alırken, Alanya Akdeniz’in dört mevsim yaşayan en canlı merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.





