ALTSO seçiminde artık son düzlüğe girildi.
10 Ekim Cumartesi günü Alanya Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri sandık başına gidecek. Bir tarafta mevcut Başkan ve Başkan Adayı Eray Erdem, diğer tarafta başkan adayı Mustafa Tuna…
Seçim elbette rekabet demektir.
Eleştiri olacaktır. Projeler tartışılacaktır. Adaylar birbirlerinin politikalarını eleştirecektir. Bunların hepsi demokratik yarışın doğal parçalarıdır.
Ancak son günlerde sosyal medyada ortaya çıkan tablo biraz farklı.
Hatta insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Mustafa Tuna’yı parlat, Eray Erdem’i yıprat… Sosyal medyada oluşturulmaya çalışılan tablo tam olarak bu mu?
Çünkü bazı Facebook hesaplarına bakıyorsunuz; Mustafa Tuna’ya övgüler diziliyor.
Aynı hesaplarda Eray Erdem’e yönelik eleştiriler sıralanıyor.
Buraya kadar “Vatandaşın görüşü” diyebilirsiniz.
Ama sonra profile giriyorsunuz…
Fotoğraf yok.
Bilgi yok.
Geçmiş yok.
Hesap yeni.
Arkadaş çevresi ya görünmüyor ya da neredeyse yok.
Alanya iş dünyasıyla bağlantısı konusunda hiçbir fikir vermiyor.
İnsan ister istemez soruyor:
“Bu kadar ALTSO analizi yapabilecek kadar konuyu biliyorsun da profil fotoğrafını neden koymadın kardeşim?”
Şimdi burada önemli bir ayrıntının altını çizelim.
Buradan Mustafa Tuna’ya veya ekibine dönüp “Bu hesapları siz açtırıyorsunuz” demiyoruz.
Böyle bir iddiayı kanıt olmadan ortaya atmak doğru olmaz.
Ama ortada bir gerçek var:
Sosyal medyada şu anda böyle bir algı oluşuyor.
Ve bu algıyı sadece biz görmüyoruz.
Gerçek isimleriyle sosyal medyada bulunan insanlar da görüyor.
Hem de çok iyi görüyor.
Peki dört yıl boyunca ne konuşuldu?
İşte burada asıl dikkat çekici noktaya geliyoruz.
ALTSO’da dört yıllık bir dönem geride kaldı.
Dört yıl boyunca yapılan çalışmalar, alınan kararlar, gerçekleştirilen faaliyetler ve yönetim anlayışı hakkında elbette farklı görüşler olabilir.
Ancak bugün sosyal medyada Eray Erdem'e yönelik eleştirilerin önemli bölümüne baktığınızda karşınıza çıkan tek somut gündem neredeyse aidat meselesi.
Yani dört yılın sonunda seçim öncesi tartışmanın önemli bir bölümü:
“Aidatlar neden böyle?” üzerinden yürütülüyor.
Peki bu konuda ne söylendi?
ALTSO Başkanı ve Başkan Adayı Eray Erdem, seçim sürecinde gündeme gelen üye aidatlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Erdem, aidatların mevzuat çerçevesinde belirlendiğini ifade ederek, “İş insanlarının aklıyla dalga geçilmesin” mesajı verdi.
Dolayısıyla aidat konusu elbette sorulabilir.
Üyeler bu konuda bilgi isteyebilir.
Eleştiri de yapılabilir.
Bunda hiçbir sorun yok.
Ancak Erdem tarafından konuya ilişkin açıklama yapılmışken, aynı iddianın farklı hesaplar tarafından tekrar tekrar gündeme taşınması ve bunun üzerinden sürekli bir tartışma yaratılmaya çalışılması da ayrıca sorgulanabilir.
Çünkü insanın aklına şu soru geliyor:
Dört yıllık bir başkanlık döneminde konuşacak başka hiçbir şey yok muydu?
Projeler?
Faaliyetler?
Odanın hizmetleri?
Yönetim anlayışı?
Alanya iş dünyasına ilişkin çalışmalar?
Bunların hepsi konuşulabilir.
Ama sosyal medyada karşımıza çıkan tabloya bakınca, bir tarafta Mustafa Tuna’ya övgüler, diğer tarafta Eray Erdem’e yönelik eleştiriler ve bunların arasında da özellikle aidat tartışması öne çıkıyor.
İşte bu durum, doğal olarak soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Mustafa Tuna'yı övmek başka, Eray Erdem'i yıpratmak başka
Mustafa Tuna adaydır.
Kendisini destekleyen insanlar olabilir.
Projelerini anlatabilir.
Ekibini tanıtabilir.
ALTSO için ne yapacağını açıklayabilir.
Üyeler de bunları değerlendirir.
Bu seçimin en doğal yoludur.
Ancak bir adayı övmek için diğer adayı sürekli küçük düşürmeye çalışmanın seçim yarışına ne kattığı da sorgulanmalı.
Çünkü Tuna'nın projeleri gerçekten güçlü ise onları konuşalım.
Tuna'nın ekibi gerçekten başarılı ise bunu anlatalım.
Tuna'nın ALTSO için planları varsa üyeler bunları bilsin.
Bunların hiçbiri Eray Erdem'i sosyal medyada yıpratmayı gerektirmiyor.
Anonim hesaplar da artık eskisi kadar “anonim” değil
Sosyal medya kullanıcıları sanıldığı kadar saf değil.
Allah sizi inandırsın, insanlar artık bir hesabın ne zaman açıldığına, ne paylaştığına, hangi gönderilerin altında yorum yaptığına, kimleri sürekli övdüğüne ve kimleri sürekli eleştirdiğine bakıyor.
Bir hesap bugün açılmış…
Yarın Mustafa Tuna'yı göklere çıkarıyor.
Aynı gün Eray Erdem'e yükleniyor.
Sonra başka bir paylaşımda yine aynı söylem.
İnsanlar bunu görüyor.
Gerçek sosyal medya hesapları bu anonim yorumları çok ama çok iyi okuyor.
Kimse “Yorum yazıldı, herkes inandı” döneminde değil.
Tam tersine, yorumun arkasındaki motivasyon da sorgulanıyor.
Ve burada Mustafa Tuna'ya ve ekibine de düşen bir şey var.
Belki bu hesaplarla hiçbir ilgileri yok.
Belki gerçekten kendileri de kim olduklarını bilmiyor.
Ama bugün ortaya çıkan sosyal medya görüntüsünün Tuna'yı parlatırken Erdem'i yıpratan bir tablo oluşturduğu gerçeği ortada.
Bunu görmek için özel bir sosyal medya uzmanı olmaya da gerek yok.
ALTSO seçimi Facebook'ta yapılmayacak
Bunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor.
ALTSO seçimi Facebook'ta yapılmayacak.
Instagram'da yapılmayacak.
Yorumların altında yapılmayacak.
Sandıkta yapılacak.
Orada yeni açılmış hesaplar oy kullanmayacak.
Anonim profiller oy kullanmayacak.
Sahte olduğu düşünülen hesaplar oy kullanmayacak.
ALTSO üyeleri oy kullanacak.
İş insanları.
İşverenler.
Tüccarlar.
Sanayiciler.
Alanya'nın gerçek iş dünyası.
O nedenle sosyal medyada oluşturulan algının sandıkta aynı karşılığı bulacağını düşünmek de büyük bir yanılgı olabilir.
Çünkü sosyal medya çok konuşur.
Ama sandık tek bir şey söyler:
Sonuç.
Son söz
Mustafa Tuna'yı desteklemek demokratik bir haktır.
Eray Erdem'i eleştirmek de demokratik bir haktır.
Ama bunun yolu anonim hesaplardan geçmek zorunda değil.
Projeler açıkça konuşulur.
Eleştiriler isimle yapılır.
Belgeler ortaya konur.
Sorular sorulur.
Cevaplar verilir.
Üyeler de kararını verir.
Çünkü güçlü bir adayın kendisini anlatmak için sahte veya anonim hesaplara ihtiyacı olmamalı.
Güçlü bir projenin rakibini küçültmeye ihtiyacı olmamalı.
Ve seçim kampanyasının merkezine, dört yıllık dönemin tamamını konuşmak yerine tek bir aidat tartışmasını koymak da oldukça sınırlı bir tartışma alanı yaratıyor.
Bugün sosyal medyada oluşan tablo ise şu:
Mustafa Tuna'yı parlat, Eray Erdem'i yıprat.
Bunu kimin yaptığına ilişkin elimizde kesin bir bilgi yok.
Ama böyle bir algının oluştuğunu söylemek mümkün.
Ve gerçek sosyal medya kullanıcıları bunu görüyor.
Hem de çok iyi görüyor.
10 Ekim geldiğinde ise klavyeler susacak.
Yorumlar bitecek.
Anonim hesaplar kenara çekilecek.
Ve sandık açılacak.
O gün Facebook'taki profil fotoğrafına değil, ALTSO üyesinin oyuna bakılacak.
Çünkü sosyal medyada herkes konuşabilir.
Ama ALTSO sandığında sadece üyeler konuşur.
Güneş balçıkla sıvanmaz.