İddiaların hedefinde ise ALTSO Başkanı ve Başkan Adayı Eray Erdem’in ekibi vardı.
Seçime sayılı günler kala ortaya atılan bu iddia, özellikle sosyal medyada ve çeşitli iletişim kanallarında geniş şekilde tartışılırken, olayın asıl tarafı Hüsamettin Önal’dan gelen son açıklama ise tartışmanın seyrini değiştirdi.
Çünkü Önal, ilk açıklamasının ardından yaptığı yeni değerlendirmede yaşananların bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını açıkladı.

“OLAYIN SICAKLIĞIYLA DURUM ANALİZİ YAPAMADIM”
Önal, olayın ilk sıcaklığıyla sağlıklı bir değerlendirme yapamadığını belirterek, kaşesinin çalındığını ve imzasının taklit edildiğini düşündüğünü söyledi.
Daha da önemlisi, kendi yerine başka bir kişinin oy kullanabileceği endişesine kapıldığını ifade eden Önal, bu nedenle düşünmeden açıklama yaptığını belirtti.
Ancak daha sonra kendi iş yerinde çalışan bir kişinin durumu anlatmasıyla gerçeği öğrendiğini dile getirdi.
Önal, bu gelişmenin ardından hem üzüldüğünü hem de kamuoyunu yanlış yönlendirdiği için mahcup olduğunu söyledi.
“KAŞE ÇALIŞAN TARAFINDAN ATILMIŞ”
Önal’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise yetki belgesinde bulunan kaşe ve imzanın kendi iş yerinde çalışan bir kişi tarafından atıldığını sonradan öğrendiğini belirtmesi oldu.
Yani seçim öncesinde kamuoyunda büyük tartışma yaratan olayla ilgili ilk değerlendirme ile daha sonra yapılan açıklama arasında ciddi bir fark ortaya çıktı.
İlk anda “kaşe çalındı, imza taklit edildi” şeklinde değerlendirilen olayın ardından, olayın tarafı bu değerlendirmeden geri adım attı ve kamuoyundan özür diledi.
“BAŞKASI OY KULLANACAK SANDIM”
Önal ayrıca, kendisi yerine başka bir kişinin oy kullanacağını düşündüğü için paniğe kapıldığını belirtti.
Daha sonra seçimlerde bir kişinin başka bir kişi yerine oy kullanmasının mümkün olmadığını öğrendiğini ifade eden Önal, yaşanan yanlış anlaşılma nedeniyle kamuoyundan ve ilgili kişilerden özür diledi.
İşte tam da bu noktada gözler, söz konusu iddiayı seçim öncesinde hızlı şekilde gündeme taşıyan ve servis eden çevrelere çevrildi.
ŞİMDİ SORU ŞU:
Seçime günler kala ortaya atılan bir iddia hızla kamuoyuna taşınıyor…
İddia büyük bir tartışmaya dönüşüyor…
Ancak olayın adı geçen kişisi daha sonra çıkıp, “Yanlış anladım, kamuoyunu yanlış yönlendirdiğim için mahcup oldum” diyerek özür diliyor.
Peki şimdi ne olacak?
İlk açıklamayı hızlıca servis eden Mustafa Tuna ekibi, olayın tarafının yaptığı bu yeni açıklama karşısında ne diyecek?
Gazetecilikte ve seçim yarışında önemli olan sadece bir iddiayı duyurmak değil, o iddianın devamında ortaya çıkan gelişmeleri de aynı açıklıkla kamuoyuna aktarmaktır.
Dolayısıyla şimdi kamuoyunun merak ettiği konu şu:
İlk haber nasıl servis edildiyse, bu son açıklama da aynı hızla kamuoyuna aktarılacak mı?
ALTSO seçimlerine sayılı günler kala yaşanan bu gelişme, seçim atmosferinde ortaya atılan iddiaların doğrulanmadan büyütülmesinin ne kadar önemli sonuçlar doğurabileceğini de bir kez daha gündeme getirdi.
Son söz ise olayın tarafı Hüsamettin Önal’ın açıklamasında:
Yanlış anlaşılma olduğunu söyledi, kamuoyundan özür diledi.
Şimdi sıra, bu iddiayı ilk etapta gündeme taşıyanlarda…
Önce servis, sonra özür… Bakalım Tuna ekibi bu yeni tabloya ne diyecek?




