4 yıl önce yola çıktığı dostlarıyla aynı adreste, Nergiz Otel’deki seçim ofisinde yeniden bir araya gelen Erdem’in masasındaki en önemli gündem maddesi oylar değil, Alanya’nın huzuruydu. Konuşmasında siyasi rekabetin insan ilişkilerini zedelememesi gerektiğinin altını çizen Erdem, çalışma arkadaşlarına ve sahada ter dökecek ekibine şu anlamlı çağrıyı yaptı:
"Bizler seçimleri kazanmak için yarışırken, Alanya’yı kaybetmemeliyiz. Kapısını çaldığınız, elini sıktığınız hiçbir iş insanımızın kalbini kırmayın. Bize oy versin ya da vermesin, tercihine saygı duyulmalı."
"Yarın Yine Aynı Sofrada Oturacağız"
Seçim sandıklarının gelip geçici olduğunu, asıl kalıcılığın aynı sokakta yürümek, aynı şehri paylaşmak olduğunu hatırlatan Erdem, mahalle kültürünün ve kadirşinaslığın altını çizdi. Rakipleri Mustafa Tuna ve ekibine de başarılar dileyen Erdem, rekabetin kine değil, ortak akla hizmet etmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı:
"Seçim biter, sandık kapanır. Ama dostluklar, komşuluklar ve aynı şehirde omuz omuza yaşamanın sorumluluğu devam eder. Bugün farklı düşünsek de yarın yine aynı sokaklarda karşılaşacağız. Aynı sofralarda oturacağız. İnsanlara baskı kurmak yerine kendimizi anlatalım; gerisini Alanya insanının vicdanına bırakalım."
"Çatışan Değil, Konuşan Bir Alanya"
Yeni dönem için "ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan" bir vizyon ortaya koyan Erdem, geride kalan 4 yılın en büyük kazancının kurumlar arası barışı sağlamak ve ortak akılla hareket etmek olduğunu belirtti. Konuşmasını Alanya’ya duyduğu vefa duygusuyla tamamlayan Erdem, "Çünkü bu şehir hepimizin. Bu şehirde hepimizin emeği, anısı, hayali var. Alanya kazanırsa hepimiz kazanırız" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi.