SİYASET

Şengül Yeşildal Sert Konuştu: “Tehditle Geri Adım Atmayacağız”

CHP eski Parti Meclisi Üyesi Şengül Yeşildal, kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamayla dikkat çekti. Yeşildal, hem CHP’deki değişim sürecinde hem de olağanüstü kurultay çağrısı sürecinde attığı imzaların arkasında olduğunu belirterek, demokrasi ve örgüt iradesi vurgusu yaptı.

Yeşildal, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada ilk imzasının, dava konusu yapılan kurultayda Genel Başkan Özgür Özel’in adaylığı için verdiği destek olduğunu ifade etti. O dönemde yalnızca kendi vicdanının değil, değişim talep eden örgütün ve toplumun sesinin peşinden gittiğini belirten Yeşildal, ikinci imzasının ise kurultay çağrısı için olduğunu söyledi.

HER İKİ İMZAMLA DA GURUR DUYUYORUM

Açıklamasında her iki imzanın da demokrasi adına atıldığını vurgulayan Yeşildal, “Dün değişim için imza attım, bugün demokrasi için imza atıyorum. Her iki imzamla da gurur duyuyorum ve sonuna kadar arkasındayım” ifadelerini kullandı.

İNCELEMELER TESADÜF DEĞİL

Kurultay çağrısı için imza veren delegeler ve yakınlarının incelemeye alınmak istenmesine de tepki gösteren Yeşildal, bunun tesadüf olmadığını savundu. Yaşananların siyasi bir tartışmanın hukuk yoluyla baskı altına alınmaya çalışıldığının göstergesi olduğunu öne süren Yeşildal, “Bir yandan bu sürece parti içi mesele denilirken, diğer yandan yargının sürecin merkezine çekilmesi ciddi bir çelişkidir” dedi.

ÖRGÜTÜN İRADESİNDEN NEDEN KORKULUYOR?

Demokratik haklarını kullanan delegelerin ve ailelerinin çeşitli incelemelerle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Yeşildal, örgüt iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Kurultay talebinin demokratik bir hak olduğunu ifade eden Yeşildal, “Madem bu bir iç meseledir, o halde örgütün iradesinden neden bu kadar korkuluyor?” diye sordu.

KARARI DOSYALAR DEĞİL, DELEGELER VERECEK

Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Yeşildal, baskı ve tehditlerle geri adım atmayacaklarını belirterek, “Alnımız ak, vicdanımız rahat. İstedikleri kadar incelesinler. Ne delegelerin iradesini baskı altına alabilirler ne de örgütün sesini susturabilirler. Çünkü biz gücümüzü makam sahiplerinden değil, örgütümüzden ve partimizin köklü demokrasi geleneğinden alıyoruz. Sonunda kararı dosyalar değil, delegeler verecektir” dedi.