"Ben partimi terk etmiyorum" sözleriyle başlayan açıklamasında Baba, CHP'nin kendisi için yalnızca bir siyasi parti değil; çocukluğundan beri taşıdığı bir kimlik, bir duruş ve aile mirası olduğunu vurguladı
İşte Cihan Baba'nın veda yazısı
Ben Partimi Terk Etmiyorum…
Bazı ayrılıklar vardır…
Sessizdir.
Kırgın değildir.
Öfkeli değildir.
Ama insanın yüreğinde derin izler bırakır.
Bugün açıklayacağım karar da benim için tam olarak böyledir.
Çünkü ben bugün sadece bir siyasi partiden ayrılmıyorum.
Çocukluğumdan beri taşıdığım bir emanetten, ailemden bana kalan bir siyasi mirastan ayrılıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi benim için hiçbir zaman seçim dönemlerinde kapısı çalınan bir parti olmadı.
Benim için bir kimlikti.
Bir duruştu.
Bir hayat biçimiydi.
İşte bu yüzden, hayatım boyunca başka yollar aramadım.
Aramak da istemedim.
Alanya’nın en genç belediye meclis üyelerinden biri olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni temsil etme onurunu yaşadım.
Görev yaptığım süre boyunca belediye meclisinde yalnızca oy kullanan bir üye olmadım.
Sorumluluk aldım.
Ürettim.
Mücadele ettim.
Tarım kenti olan Alanya’da yıllarca kurulmamış Tarım Komisyonu’nun kurulmasına öncülük ettim ve ilk başkanı oldum.
Turizm Komisyonu’nda ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görev yaptım.
Her belediye meclisi toplantısından önce parti yöneticilerimize bilgi vermeyi, alınacak kararları birlikte değerlendirmeyi bir görev bildim.
Çünkü ben siyaseti hiçbir zaman tek başına yapılacak bir iş olarak görmedim.
Görev sürem bittiğinde bile sorumluluğumun bittiğine inanmadım.
Yeni seçilen belediye meclis üyelerimizin her birine mektup yazarak başarılar diledim.
İhtiyaç duyduklarında bütün bilgi ve tecrübemi paylaşmaya hazır olduğumu ifade ettim.
Çünkü benim anlayışıma göre siyaset, seçim kazanmakla değil; emanet taşımakla anlam kazanır.
Hayatımın önemli bir bölümünü Alanya dışında yaşadım.
Ama oyumu hiçbir zaman başka bir şehirde kullanmadım.
Kurultaylarımız, kongrelerimiz olduğunda nerede olursam olayım Alanya’ya dönmeye çalıştım.
Çünkü ben partiye uzaktan bağlı olmayı değil, emek vermeyi tercih ettim.
Siyaset hayatım boyunca farklı zamanlarda farklı kapılar açıldı.
Farklı teklifler geldi.
Daha kolay yollar gösterildi.
Belki daha konforlu bir siyasi hayat yaşayabilirdim.
Ama hiçbirini kabul etmedim.
Çünkü ben partime makam için değil, inandığım değerler için bağlıydım.
Ticari hayatım boyunca partimi hiçbir zaman işlerimin önüne koymadım.
Kimliğimi gizlemedim.
Ama onu hiçbir zaman kazanca dönüştürmeye çalışmadım.
Partimden kişisel destek istemedim.
Görmediğim zaman da bunu bir kırgınlığa dönüştürmedim.
Farklı siyasi görüşlere sahip insanlara daima saygı duydum.
Hiç kimsenin işi bozulsun diye elimdeki imkânları kullanmadım.
Çünkü benim mücadelem insanlar ile değil, fikirler ile oldu.
Yıllar boyunca çeşitli baskılar gördüm.
Bazen ekonomik.
Bazen bürokratik.
Bazen siyasi.
Ama ne ödüller…
Ne makam vaatleri…
Ne menfaatler…
Ne baskılar…
Ne de tehditler beni Cumhuriyet Halk Partisi’nden koparamadı.
Bugün ise hayatımın en ağır siyasi kararını açıklıyorum.
Çünkü artık mesele benim partime olan sevgim değildir.
Mesele, ülkeme karşı sorumluluğumdur.
Uzun süre bekledim.
Sabrettim.
Umut ettim.
Yaşananların geçici olduğuna inanmak istedim.
Ancak bugün geldiğim noktada, kendi vicdanımla yaptığım muhasebe bana aynı siyasi yapı içinde ülkeme, Alanya’ya ve inandığım değerlere gerektiği gibi hizmet edebileceğime artık inanmadığımı söylüyor.
Bu yüzden ayrılıyorum.
Hayır…
Doğrusunu söylemek gerekirse…
Ben partimden vazgeçmiyorum.
Ben, partimde mücadele etme imkânının kalmadığına inandığım için yeni bir mücadele yoluna çıkıyorum.
Başkalarının yıllarca ödülle, makamla, menfaatle, baskıyla ve tehditle yaptıramadığını bugün kendi vicdanım bana yaptırıyor.
İşte bu yüzden bu karar bir tercih değil;
Benim için ağır ama samimi bir zorunluluktur.
Bugünden sonra siyasi hayatıma yeni bir çatı altında devam edeceğim.
Fakat herkes şunu bilsin:
Cumhuriyet’e bağlılığım değişmeyecek.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılığım değişmeyecek.
Demokrasiye olan inancım değişmeyecek.
Hukukun üstünlüğüne olan inancım değişmeyecek.
Sosyal adalete olan inancım değişmeyecek.
Milletime hizmet etme anlayışım değişmeyecek.
Çünkü değişen ilkelerim değildir.
Değişen yalnızca o ilkeler uğruna yürüyeceğim yoldur.
Bugüne kadar nasıl hiçbir makamı karakterimin önüne koymadıysam…
Bundan sonra da hiçbir siyasi kimliği vicdanımın önüne koymayacağım.
Ben bugün bir partiyi terk etmiyorum.
Ben, ömrüm boyunca inandığım değerlere başka bir adreste hizmet etmeye devam ediyorum.
Ve biliyorum ki;
İnsan bazen en büyük sadakati, kalmakla değil, artık kalamayacağını dürüstçe söyleyebilmekle gösterir.