Deniz kirliliğinin tek bir nedene bağlanmasının doğru olmayacağını ifade eden Yenialp, tüm olası kirlilik kaynaklarının tarafsız ve şeffaf biçimde araştırılmasının önemine dikkat çekti. “Bu mesele suçlu arayarak değil, gerçek nedenleri ortaya çıkaracak cesaret ve kararlılıkla çözülebilir” diyen Yenialp, ilgili tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
“Hiçbir İhtimal Göz Ardı Edilmemeli”
Deniz kirliliğinin kaynağının kesin olarak belirlenebilmesi için kapsamlı incelemelerin yapılması gerektiğini dile getiren Yenialp, özellikle arıtma tesislerinin kapasitesi ve etkinliğinin düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı arıtma tesislerinden deniz deşarj noktalarına, açık denizden geçen büyük yük ve yolcu gemilerinin olası atık boşaltımlarından çevre il ve ilçelerden denize ulaşan kirleticilere kadar tüm ihtimallerin bilimsel yöntemlerle araştırılması gerektiğini ifade eden Yenialp, dere yataklarının ve denize ulaşan tüm su kaynaklarının da düzenli olarak analiz edilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
“Kim Kirletiyorsa Gereği Yapılmalı”
Çevrenin korunmasının hiçbir kurum ya da sektör için istisna kabul etmeyecek kadar önemli olduğunu belirten Yenialp, denizi kirleten kişi, kurum veya işletme kim olursa olsun gerekli idari ve hukuki yaptırımların tavizsiz uygulanması gerektiğini söyledi.
Denizin korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, turizmcilerden tekne işletmecilerine, vatandaşlardan yerel yönetimlere kadar herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Yenialp, çevre konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
“Temizlikten Önce Önlem Alınmalı”
Deniz yüzeyinde görev yapan temizlik araçlarının sayısının artırılması gerektiğini belirten Mehmet Yenialp, mevcut araçların da daha planlı, sürekli ve etkin şekilde çalıştırılması gerektiğini söyledi.
Asıl hedefin kirlenen denizi temizlemek değil, kirliliğin oluşmasını önlemek olması gerektiğini vurgulayan Yenialp, önleyici çevre politikalarının uzun vadede hem ekonomik hem de çevresel açıdan daha büyük kazanımlar sağlayacağını ifade etti.
“Deniz Alanya’nın Geleceğidir”
Denizin Alanya turizminin temel yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Yenialp, temiz denizin yalnızca turizm işletmelerini değil, şehir ekonomisinin tamamını doğrudan etkilediğini söyledi.
“Bugün gerekli adımları atmazsak, yarın kaybedeceğimiz sadece mavi bayraklar olmayacak. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras olan tertemiz denizimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız.” diyen Yenialp, denizin korunmasının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek tüm kurumları ve vatandaşları ortak mücadeleye davet etti.




