2026 Teması: “Her Gün Halk Sağlığı”
2026 yılı Halk Sağlığı Haftası’nın ana temasının “Her Gün Halk Sağlığı” olarak belirlendiğini açıklayan Prof. Dr. Özpınar, bu yaklaşımın sağlığın yalnızca belirli günlerde hatırlanacak bir konu olmadığını, aksine yaşamın her aşamasına yayılması gerektiğini vurguladı.
Halk sağlığının sadece hastalık ortaya çıktıktan sonraki tedavi süreçlerine odaklanmaması gerektiğini belirten Özpınar, "Sağlık, yalnızca hastalık olmaması değildir" diyerek erken tanı, korunma ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemine işaret etti.
“Bireysel Tercih Değil, Çevresel ve Sosyal Koşullar Belirleyici”
Halk sağlığının temelinde "İnsanlar neden hastalanır?" sorusunun yattığını ifade eden Prof. Dr. Özpınar, sağlık düzeyini belirleyen faktörlerin yalnızca biyolojik özellikler ya da kişisel seçimlerle sınırlı olmadığını söyledi.
Bireylerin doğduğu, büyüdüğü, çalıştığı ve yaşlandığı çevre koşullarının belirleyici role sahip olduğunu vurgulayan Özpınar; eğitim olanakları, gelir, barınma, beslenmeye erişim ve sosyal destek mekanizmalarının toplum sağlığını şekillendiren başlıca unsurlar olduğunu belirtti. Özpınar ayrıca, her bireye aynı hizmeti sunmanın her zaman adil bir sonuç doğurmayabileceğini hatırlatarak farklı ihtiyaçlara adil biçimde ulaşılmasını sağlayan “sağlıkta hakkaniyet” ilkesinin altını çizdi.
Koruyucu Sağlık ve Ortak Sorumluluk
Modern sağlık sistemlerinin sıklıkla hastalık sonrası tedaviye yöneldiğini kaydeden Özpınar, halk sağlığının ise hastalıklar oluşmadan önceki süreci merkeze aldığını ifade etti. Aşılanma, anne-çocuk sağlığı, kanser taramaları, tütün ve bağımlılıkla mücadele, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite gibi uygulamaların toplum sağlığını geliştirmedeki kritik rolüne değindi.
Sağlığın sadece sağlık kurumlarında üretilen bir hizmet olmadığını dile getiren Prof. Dr. Özpınar; eğitim, yerel yönetimler, çevre, ulaşım ve çalışma hayatı gibi tüm sektörlerin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini, "Sağlığın bütün politikalarda gözetilmesi" anlayışının şart olduğunu söyledi.
Bilimden Toplumsal Yarara
Üniversitelerin halk sağlığının gelişimindeki öncül rolüne de değinen Özpınar, akademik kurumların görevinin sadece bilgi aktarmak değil; sorunları bilimsel yöntemlerle inceleyerek toplumsal yarara dönüştürmek ve geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirmek olduğunu aktardı.
Prof. Dr. Saliha Özpınar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Sağlıklı bir toplum; hastalıkların tedavi edildiği değil, hastalıkların mümkün olduğunca önlendiği; çocukların sağlıklı büyüdüğü, kadınların, yaşlıların ve kırılgan grupların desteklendiği bir toplumdur. 3–9 Eylül Halk Sağlığı Haftası vesilesiyle, sağlığın yaşamın her alanında ve her gün korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz: Her Gün Halk Sağlığı.”




