ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın bölge ülkelerine füze misillemesiyle genişleyen çatışma, sadece askeri dengeleri değil ekonomik dengeleri de sarstı. Körfez’in “güvenli limanı” olarak görülen Dubai, ilk kez doğrudan hedef haline gelince turizm, finans ve gayrimenkul piyasalarında ciddi bir tedirginlik başladı.
Uzun yıllardır bölgesel krizlerden uzak, istikrarlı ve güvenli imajıyla öne çıkan Dubai’de hava sahası alarm durumuna geçerken, bazı bölgelerde siren sesleri duyuldu. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve havaalanındaki yoğunluk, kentte psikolojik eşiklerin aşıldığını gösterdi.
TURİZMDE İPTAL DALGASI
Savaşın ilk saatlerinden itibaren Ramazan Bayramı ve yaz sezonu için Körfez turlarına rezervasyon yaptıran çok sayıda vatandaş iptal başvurusu yapmaya başladı. Özellikle Dubai çıkışlı paket turlarda iptal taleplerinin arttığı belirtiliyor.
Tur şirketleri ise şimdilik “bekle-gör” politikasında. Sektör temsilcileri, bayrama kadar tansiyonun düşebileceği görüşünü dile getirirken, tüketiciler “mücbir sebep” maddesini gerekçe göstererek ücret iadesi talep ediyor. Eğer çatışma kısa sürede kontrol altına alınmazsa, yaz sezonu rezervasyonlarında da ciddi düşüş yaşanabileceği ifade ediliyor.
DUBAİ’NİN GÜVENLİ LİMAN İMAJI ZEDELENDİ
Uzmanlara göre asıl kırılma, Dubai’nin güvenlik algısında yaşandı. Körfez’in vitrin şehri olarak bilinen kent, yatırımcı açısından “riskten arındırılmış bölge” olarak konumlanıyordu. Ancak İran füzelerinin bölgeye yönelmesi, bu algıyı temelden sarstı.
Son yıllarda vergi avantajları, yüksek kira getirisi ve oturum imkanları nedeniyle binlerce Türk yatırımcı Dubai’ye yönelmişti. Gayrimenkul yatırımlarındaki artış dikkat çekici boyutlara ulaşmıştı. Ancak mevcut tablo, yatırım kararlarının yeniden gözden geçirilmesine neden olabilir.
TÜRKİYE ALTERNATİF OLABİLİR
Uluslararası tur operatörleri, Körfez yerine alternatif destinasyon arayışının başladığını belirtiyor. Özellikle Avrupa’dan planlanan seyahatlerde Türkiye’nin yeniden öne çıkabileceği ifade ediliyor. İlk etapta İstanbul’a talep artışı gözlenirken, yaz aylarına doğru Antalya ve çevresinde de hareketlilik bekleniyor.
Gayrimenkul cephesinde de benzer bir tablo oluşabilir. Uzmanlar, savaşın göç hareketini tetikleyebileceğini ve güvenli liman arayan yatırımcıların Türkiye’ye yönelebileceğini değerlendiriyor. İranlı yatırımcıların ve Körfez merkezli çalışan şirketlerin alternatif arayışında Türkiye’nin avantajlı konumda olduğu belirtiliyor.
KONUT PİYASASINDA RİSK BÜYÜYOR
Dubai’de konut piyasası son yıllarda hızlı bir yükseliş trendindeydi. Ancak savaşın uzaması halinde kira getirilerinde düşüş, satışlarda yavaşlama ve fiyat düzeltmeleri gündeme gelebilir. En büyük riskin ise güven algısındaki aşınma olduğu ifade ediliyor.
Küresel yatırımcıların temkinli pozisyona geçmesi halinde, bölgedeki finans akışında da dalgalanmalar yaşanabileceği belirtiliyor.
Ortadoğu’daki çatışmanın seyri sadece askeri değil; turizmden inşaata, finans piyasalarından göç hareketlerine kadar geniş bir ekonomik zinciri etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.