Tunceli İl'inde 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan, Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un üvey babası ve Alanya'da görev yapan eski polis E.Y.'in ifadesi ortaya çıktı.
6 yıldır Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Gülistan Doku dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan eski polis E.Y.’nin savcılığa verdiği ifade ortaya çıkarken, özellikle Alanya ile ilgili bölümler dikkat çekti. Dosyada yer alan anlatımlar, olayın sadece kaybolma gecesiyle sınırlı olmadığını, sonrasında yaşanan süreçte de tartışmalı adımlar atıldığını gözler önüne serdi.
İşte E.Y.’nin ifadesindeki kritik bölümler:
Habertürk’ten Ceylan Sever’in aktardığına göre. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’ya ifade veren E. Y., Gülistan Doku kaybolduktan sonra hakkında soruşturma başlatılması üzerine emekli olduğunu anlattı.
Üvey oğlu Zeinal ile Gülistan arasındaki ilişkiden dolayı Gülistan Doku’nun evine gelmesini, eşiyle görüşmesini istemediğini anlatan Y, o gün evine misafirliğe gelen Gülistan’ın, Zeinal ve annesi C. ile ne görüştüğünü bilmediğini, Gülistan’ın kaybolduğu gece yağmur yağdığı için tek gitmesin diye arabasının anahtarını üvey oğluna verip peşinden gönderdiğini anlattı.
Zeinal evden çıktıktan yaklaşık 10-15 dakika sonra polis arkadaşının kendisini aradığını söyleyen E.Y., arkadaşının, “Zeinal diye biri var senin oğlun olduğunu söylüyor, kimliği üzerinde yok, bir kimliğini getir” dediğini, kendisinin Zeinal’ın evdeki oturma iznini alıp gittiğini, gittiğinde aracın çamura saplandığını, Zeynal ile ekipte bulunanların arabayı çıkartmaya çalıştıklarını anlattı.
GÜLİSTAN İLE ZEİNALIN TARTIŞMASI POLİSE HBAR EDİLMİŞ
Y, “Ömer’i tanıdığımdan dolayı Ömer bana ‘Burada Gülistan diye bir kız vardı, oğlunun kız arkadaşıymış, aralarında tartışıyorlardı, bu konuda bize ihbar düşmesi üzerine yanlarına gelip kızın kimliğini sorduk, herhangi bir şikayetinin olmadığını söylemesi üzerine kızı yolladık, bu oğlan da senin oğlun olduğunu söyleyince seni ondan aradım abi’ dedi. Arabayı çamurdan çıkartmak için yaklaşık 10 dakika orada ekip arkadaşlarım ve Zeinal ile uğraştık ve aracı oradan çıkartıp ben direksiyona geçip Zeinal da ön koltuğa oturup eve doğru ilerledik. Arabada herhangi bir kırık veya kaza söz konusu değildi. Araçta iken Zeinal’a bir şey demedim ama eve girince Anne C’ye niye böyle yapıyorsunuz bu kızı neden eve getiriyorsunuz diyerek baya bi kızdım. Zeinal’a da kızların arabaya binmek istemediği için zorlayıp polis gelecek kadar tartışması nedeniyle de kızdım. O da bana cevap vermedi. Gülistan’ın arabaya neden binmediğini ve Zeinal ile aralarındaki tartışma nedenini sormadım. Sadece bilmiyorsan niye ısrar ettin diye kızdım.”
Zeinal ile eve birlikte söylemesi üzerine eşinin Zeinal’ın eve tek başına döndüğü yönündeki ifadesi soruştu.
“24 SAAT DOLMADAN KAYIP MÜRACAATINDA BULUNUN EVİMİZİ ARAMAYA GELDİLER”
Daha önce eşinin söylediklerinin yanlış olduğunu söyleyen Y, daha sonra kendisinin yanlış hatırladığını beyan etti.
E.Y, ifadesine şöyle devam etti: “Bir süre ekip arkadaşlarımın yanında kaldım. Eve saat 22:00-22.30 arasında girdim. 5 Ocak 2020 günü çalışıyor muydum hatırlamıyorum. Gececi mi gündüzcü müydüm hatırlamıyorum. Belirtilen saatler arasında telefonumu neden kullanmadığımı hatırlamıyorum. Aracımın üzeri çamur idi. Aracımın üzerindeki çamurun rengini hatırlamıyorum ama çamur bahsettiğim ve arkadaşlarla çıkarttığımız yerdeki çamurdur. Başka bir yere o akşam aracımı gitmedim. Ben aracımı yıkatmaya vermedim, kendim de yıkamadım. Gülistan’ın kız arkadaşları Gülistan kayboldu diye müracaatta bulunmuşlar ve Zeinal’dan bahsetmişler, bunun üzerine ben akşam mesai çıkışı evimi aramaya gelmişler. Evimi aramaya geldiklerinde ben de evdeydim. Bir enterasanlık var, ne çabuk daha 24 saat dolmadan kayıp müracaatında bulundular da evimizi aramaya geldiler halen anlam veremiyorum. Neden tepkileri Zeinal’ın üzerine yaptılar ona da anlam veremiyorum.”
ZEİNAL’IN DÖNMESİ İÇİN VALİNİN YAPMADIĞI KALMAMIŞ
Olaydan sonra üvey oğlu Zeinal’ı emniyetten arkadaşlarına sorarak Rusya’ya gönderdiğini anlatan E. Y, dönemin Tunceli Valisi’nin Zeinal’ın geri dönmesi için girişimlerde bulunduğunu anlattı. Y, eski vali Tuncay Sonel’in, Zeinal’ın Türkiye’ye dönmesi için baskı yaptığını, ikna edilmeleri için emniyet müdürlerini evine gönderdiğini ve elden para gönderdiğini iddia etti.
Olaydan sonra üvey oğlu Zeinal’ı emniyetten arkadaşlarına sorarak Rusya’ya gönderdiğini anlatan E. Y, dönemin Tunceli Valisi’nin Zeinal’ın geri dönmesi için girişimlerde bulunduğunu anlattı. Y, eski vali Tuncay Sonel'in, Zeinal'ın Türkiye'ye dönmesi için baskı yaptığını, ikna edilmeleri için emniyet müdürlerini evine gönderdiğini ve elden para gönderdiğini iddia etti.
İlk talebin Asayiş müdürü E. A’dan geldiğini söyleyen E. Y., şunları söyledi: "Müdürümüz beni cep telefonumdan arayarak 'Vali beyimizin selamı var, burada devlete karşı ayaklanma söz konusu, burada Zeinal’in yurtdışına kaçtığı yönünde huzursuzluklar var, Zeinal’i yurtdışından getirebilir misin?' dedi. Ben de eşim C. ile bu konuyu konuştuk. C. ‘kesinlikle oğlumu getirmem bir şey gelir başına’ dedi. Dayımlar da hatta ‘gelmesin’ dedi.
Bu arada birkaç gün içerisinde tam hatırlamadığım amirlerim ile yoğun telefon görüşmeleri de yaptım. 2-3 gün sonra Elazığ’da kaldığımız eve İl Emniyet Müdürümüz Y. D., Asayiş Müdürümüz E. A. ve yanlarında 1 ya da 2 koruma ile eve geldiler. Evde bu esnada dayım, yengem, ablam, eşim ve kardeşim vardı. Oturduk çay falan içtik, Y. Müdürümüz bana herkesin bulunduğu ortamda ‘Vali Beyin selamı var, Zeinal’i getir, hiçbir şey olmayacak, devlet zarar görmesin, Zeinal’in yurtdışına kaçırıldığını söylüyorlar, Tunceli’deki kargaşa sona ersin, sizi Antalya Belek’te bir otele yerleştireceğiz, kimsenin haberi olmayacak, Vali Bey size para yardımı da yapacak uçak bileti için’ dedi.
Eşim C. bu duruma karşı çıkınca Y. müdür baya ısrar etti. Bunun üzerine E. Müdür de ‘Hiçbir şey olmayacak sizi ayrı odalarda otele yerleştireceğiz, Zeinal’in odası ayrı olacak’ dedi. Bunun üzerine eşim C. ikna oldu. ‘Tamam getireceğiz’ deyince ‘Vali bey size uçak bileti için yardımcı olacak’ dedi. Bunun üzerine bunlar gittikten sonra 1 gün sonra yine aynı adresimize Asayişden soy ismini bilmediğim H. polis yanında bir polis ile geldi ve bana “konuyu biliyorsun” diyerek zarf içerisinde tam miktarını hatırlamadığım 4000 TL civarı nakit para verdi. E. Müdür ile telefon görüşmelerimizde veya yüz yüze görüşmemizde Vali Bey ‘parayı nakit verin hesaptan göndermeyin’ demiş."
Yücer ifadesinde ailesiyle birlikte kendilerini koruyan polislerle aylarca Alanya’da 5 yıldızlı otelde konakladıklarını, bu durumu da hep yadırgadığını ve nedenini bilmediğini anlatarak, bir süre sonra kendisine ev alıp buraya yerleştiğini söyledi.
ALANYA BÖLÜMÜ DOSYADA AYRI BİR BAŞLIK HALİNE GELDİ
İfadenin ilerleyen bölümlerinde E.Y., olaydan sonra ailesiyle birlikte Alanya’ya götürüldüklerini, burada aylarca 5 yıldızlı bir otelde konakladıklarını ve daha sonra görevine yine Alanya’da devam ettiğini anlattı.
Ayrıca, bu süreçte kendilerine sağlanan imkanların nedenini bilmediğini ifade eden E.Y.’nin beyanları, soruşturma dosyasında “ayrıcalık sağlandı mı?” sorusunu da beraberinde getirdi.
SORUŞTURMADA YENİ PERDE
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, ortaya çıkan bu ifadeleri değerlendirirken, özellikle Alanya sürecine ilişkin detayların dosyada kritik bir başlık olarak incelendiği öğrenildi.
Yıllardır aydınlatılamayan dosyada, yeni ifade ve bulgularla birlikte soruşturmanın derinleştirildiği bildirildi.