12-13 Şubat tarihlerinde Alanya’yı etkisi altına alan kuvvetli yağışlar, özellikle Dimçayı ve Oba Çayı çevresinde su seviyelerinin tehlikeli boyutlara ulaşmasına neden oldu. Bazı bölgelerde maddi hasar meydana gelirken ekipler sahada yoğun bir çalışma yürüttü.
Ancak yaşanan afetin perde arkasında dikkat çeken bir gerçek var: Felaketin boyutunu küçülten en önemli unsur, aylar öncesinden yapılan hazırlıklar ve bu süreci bizzat yöneten Kaymakam Şakir Öner Öztürk oldu.
Kriz Gelmeden Önce Alınan Kararlar
Kaymakam Öztürk başkanlığında 20 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen İlçe Taşkın Koordinasyon Toplantısı, bugün yaşananların seyrini belirleyen kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Yaklaşan kış aylarında artabilecek yağış riskini gündeme alan Kaymakam Öztürk, ilçedeki dere ve çay yataklarının ivedilikle temizlenmesi talimatını verdi.
Bu talimat sadece bir toplantı notu olarak kalmadı. Kaymakamlık makamı, ilgili kurumlara resmi yazılar göndererek uygulamanın sahada yerine getirilmesini sağladı. Yapılan çalışmaların raporlanması istendi, süreç yakından takip edildi.
Tosmur’da Kritik Müdahale
Özellikle Tosmur Mahallesi’nde, Dimçayı’nın denize döküldüğü noktada su akışını engelleyen sazlık ve birikintilerle ilgili gelen bildirim üzerine Kaymakam Öztürk’ün talimatıyla Devlet Su İşleri ekipleri bölgeye yönlendirildi. Kısa sürede yapılan temizlik çalışması sayesinde suyun denize deşarjı güvenli hale getirildi.
Uzmanlar, bu müdahalenin yapılmamış olması durumunda suyun geri tepebileceğini ve taşkın riskinin çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
“Bir Defalık Değil, Sürekli Olacak”
30 Aralık’ta düzenlenen İlçe Afet Müdahale Planı toplantısında ise Kaymakam Öztürk, dere yataklarının temizliğinin periyodik şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı. Böylece risk yönetimi geçici değil, sürdürülebilir bir plan haline getirildi.
Daha Ağır Bir Bilanço Olabilirdi
12-13 Şubat’ta etkili olan yağışın şiddeti dikkate alındığında, alınan önlemler olmasaydı Alanya’nın çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Bugün konuştuğumuz maddi hasar elbette üzücü. Ancak can kaybının yaşanmamış olması ve taşkınların kontrol altına alınabilmiş olması, aylar öncesinden alınan kararların ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.
Alanya’da afet yaşandı.
Ama daha büyük bir felaket, Kaymakam Öztürk’ün öngörüsü, kararlılığı ve ısrarlı takibi sayesinde kapıdan döndü.
Bu süreç, afet yönetiminde liderliğin ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha gösterdi.