Gencelli’ye göre Türkiye turizmi, 2026 sezonuna “kırılgan bir denklem” içinde giriyor. Talepte yaşanan daralma, pazar değişimleri ve artan maliyet baskıları sektörün ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. Özellikle Avrupa pazarında gözle görülür bir zayıflama yaşandığını belirten Gencelli, bunun temel nedeninin ekonomik değil, büyük ölçüde “algı ve politik risk yönetimi” olduğunun altını çizdi.
Avrupalı turistin Türkiye’yi çevresindeki çatışma bölgeleriyle birlikte değerlendirdiğini ifade eden Gencelli, bazı seyahat sigortalarının Türkiye’yi kapsam dışı bırakmasının da bu algıyı güçlendirdiğini söyledi. Bu durumun, Türkiye’nin gerçek güvenlik koşullarından bağımsız olarak talebi doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Rus pazarının ise tamamen farklı dinamiklerle hareket ettiğini belirten Gencelli, bu pazarda belirleyici unsurun güvenlikten çok ekonomi olduğuna işaret etti. Ruble’nin seyri, Rus turistin gelir durumu ve paket fiyatlarının ulaşılabilirliği gibi faktörlerin belirleyici olduğunu ifade eden Gencelli, 2026 sezonu öncesinde rubledeki toparlanma ve erken rezervasyon avantajlarının olumlu bir tablo çizdiğini ancak fiyat seviyelerinin hâlâ ciddi bir bariyer oluşturduğunu söyledi. Paket fiyatlarının 180 bin ile 500 bin ruble arasında değiştiğini belirten Gencelli, bu durumun Rus turistin fiyat hassasiyetinin sürdüğünü açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
Turizm sektörünün en büyük çıkmazlarından birinin ise artan maliyetler olduğuna dikkat çeken Gencelli, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin zincirleme bir etki yarattığını vurguladı. Petrol fiyatlarındaki artışın uçak yakıtından lojistiğe, tedarik zincirinden otel operasyonlarına kadar tüm kalemleri etkilediğini belirten Gencelli, sektörün bir yandan fiyat düşürmeye çalışırken diğer yandan maliyet artışıyla mücadele ettiğini ifade etti. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını açıkça dile getirdi.
İndirim politikalarına da temkinli yaklaşılması gerektiğini belirten Gencelli, kısa vadede doluluk sağlamak için fiyat esnekliği uygulanabileceğini ancak bunun sürekli hale gelmesinin büyük risk taşıdığını söyledi. “Fiyat kırmak sadece gelir kaybı değildir” diyen Gencelli, aynı zamanda destinasyonun marka değerinin zedelendiğini ve fiyat algısının kalıcı olarak aşağı çekildiğini vurguladı.
“Her şey dahil sistemde fiyat savaşına giren uzun vadede kaybeder” diyen Gencelli, sektörün en büyük hatalarından birinin kısa vadeli doluluk uğruna uzun vadeli marka değerinden vazgeçmek olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın geri dönüşü zor bir konumlandırma problemine yol açtığını belirtti.
Turizm sektörünün şu anda son derece hassas bir denge üzerinde ilerlediğini söyleyen Gencelli, doluluk ile kârlılık, kısa vadeli çözümler ile uzun vadeli sürdürülebilirlik arasında ince bir çizgi bulunduğunu ifade etti. “Her şey fiyat düşürmekle çözülmez” diyen Gencelli, asıl meselenin doğru pazarı doğru ürün ve doğru fiyat stratejisiyle buluşturmak olduğunu belirtti.
2026 sezonunun kaderini belirleyecek en kritik unsurun, bu sürecin doğru okunması ve doğru yönetilmesi olacağını sözlerine ekledi.