Gazeteci Hüseyin Kalaycı, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik'in iki dönemini kaleme aldı. 1. bölüm...
Alanya’da 35 yıldır gazetecilik yapıyorum.
Bu şehirde belediye başkanları geldi, geçti.
Her biri kendi mesleğiyle, kendi karakteriyle, kendi yönetim tarzıyla Alanya’ya bir iz bıraktı.
Rahmetli Müstakbel Dim döneminin belediyecilik anlayışını da gördük…
Ardından inşaat mühendisi Cengiz Aydoğan dönemini yaşadık…
Sonra avukat kimliğiyle Hasan Sipahioğlu geldi…
Onun ardından ziraat mühendisi Adem Murat Yücel dönemi başladı…
Bugün ise Alanya’yı bir iş insanı olan kimya mühendisi Osman Tarık Özçelik yönetiyor.
Her dönemin ayrı bir dili vardı.
Her başkanın ayrı bir tarzı…
Kimi şehri imarla okudu, kimi hukukla, kimi siyasetle, kimi hizmet temposuyla, kimi de kurumsallık söylemiyle.
Ama değişmeyen tek şey şuydu:
Alanya halkı, kim seçilirse seçilsin, sonunda dönüp sahaya baktı.
Çünkü bu şehirde vatandaşı ikna eden şey afiş değil, asfalt oldu.
Slogan değil, sonuç oldu.
Sunum değil, hizmet oldu.
Şimdi geldiğimiz yerde Osman Tarık Özçelik görevde iki yılı geride bıraktı.
Ve artık o klasik siyasi koruma cümleleri yavaş yavaş anlamını yitiriyor.
“Yeni geldik”, “enkaz devraldık”, “sistemi toparlıyoruz”, “önce belediyeyi ayağa kaldırıyoruz”…
Evet, bunların bir karşılığı vardır.
Kimse bunu inkâr etmez.
Zaten belediyecilikte ilk dönem, hele de yönetim değişmişse, belli bir toparlanma süreci doğurur.
Ama iki yıl da az bir zaman değildir.
İki yıl, bir belediye başkanının hem tabloyu görmesi hem ekip kurması hem öncelik belirlemesi hem de vatandaşa sonuç göstermesi için yeterince ciddi bir süredir.
Bugün Alanya’da tam da bu yüzden bir muhasebe zamanı yaşanıyor.
Çünkü şehir şunu soruyor:
Osman Tarık Özçelik bu iki yılda gerçekten ne yaptı?
Daha önemlisi, neyi değiştirdi?
Ve daha da önemlisi, bu değişim vatandaşın hayatına olumlu mu yansıdı?
Bakın, burada mesele bir siyasi parti meselesi değildir.
Bu mesele CHP meselesi de değildir, AK Parti meselesi de değildir, MHP meselesi de değildir.
Bu mesele doğrudan Alanya meselesidir.
Birileri siyasi kimliğiyle yazabilir.
Birileri belediyeyi partisine göre savunabilir ya da partisine göre vurabilir.
Ama benim işim o değil.
Benim işim, bu kentin hafızasına bakarak, belediyecilik terazisini doğru tutmaktır.
Ve o terazi bugün bize şunu söylüyor:
Osman Tarık Özçelik’in ilk iki yılı, güçlü vaatlerle başlayan ama sahadaki karşılığı konusunda ciddi soru işaretleri doğuran bir dönem olarak kayda geçti.
Anlatılan projeler var.
Kurulan cümleler var.
Sunulan vizyon var.
Ama sahadaki görüntüye bakıldığında, vatandaşın hissettiği şey çoğu zaman aynı değil.
İşte bu yazı dizisinde tam da bunu konuşacağız.
Ne hak yiyerek…
Ne de hatayı örterek…
Sadece şu sorunun peşine düşeceğiz:
Alanya’da iki yılın sonunda belediye yönetimi gerçekten vites yükseltti mi, yoksa şehir hâlâ anlatılanlarla yaşananlar arasındaki farkın içinde mi debeleniyor?
Devamı yarın…
Yavaşlayan Şehir mi, Toparlanan Belediye mi? Alanya’nın En Büyük Sorusu Bu
Peki, kimya mühendisi Özçelik, bu kentin kimyasını nasıl değiştirecekti?