Gazetecilikte 35 yılı geride bıraktım. Bu meslek bana sadece haber yazmayı öğretmedi. Bir şehrin nasıl büyüdüğünü, hangi insanların taş üstüne taş koyduğunu, hangi yatırımların bir ilçenin kaderini değiştirdiğini de gösterdi.
Alanya’nın turizmde bugün geldiği noktaya tanıklık eden gazetecilerden biriyim. Yüzlerce yatırımın temel atma törenini izledim, onlarca ekonomik krizi takip ettim, turizmin yükselişine de düşüşüne de haberlerimde yer verdim. Bu nedenle bazı isimlerin hakkını teslim etmenin de bir vicdan borcu olduğuna inanıyorum.
İşte Aydıncı Ailesi de bu isimlerin başında geliyor.
Bugün Eftalia Hotels’i konuşuyoruz ama bu hikâye aslında yıllar önce başladı.
1980’li yılların sonunda mimar Turgut Aydıncı’nın Alanya’da AYTUR Otel ile attığı adım, zaman içinde Türkiye’nin önemli turizm markalarından birine dönüştü.
O yılları yaşayanlar bilir…
Turizm bugünkü kadar güçlü değildi.
Risk büyüktü.
Faiz yüksekti.
Krizler peş peşe geliyordu.
Buna rağmen Turgut Aydıncı kazandığını başka yerlere taşımadı. Alanya’ya yatırım yaptı. Yeni tesisler kurdu, büyüdü ama büyürken bulunduğu şehri de büyüttü.
Yıllar önce çevresine söylediği bir söz hâlâ aklımdadır:
“Oturmayı sevmiyorum. Çalışmayı ve yatırım yapmayı seviyorum. Bu beni dinç tutuyor. Çünkü Alanyamı seviyorum”
Aslında bugün ortaya çıkan Eftalia markasının temelinde de tam olarak bu anlayış yatıyor.
Bugün Eftalia Hotels bünyesinde dokuz önemli tesis bulunuyor. Her yıl on binlerce turisti Alanya’da ağırlıyor. Yaklaşık 20 bine yaklaşan yatak kapasitesiyle sadece kendi misafirlerine hizmet vermiyor; Alanya ekonomisine de büyük katkı sağlıyor.
Turizm sektörünü yıllardır yakından takip eden biri olarak şunu çok net söyleyebilirim:
Bir otelin kazancı sadece otel sahibine gitmez.
Çiftçiye gider.
Kasaba gider.
Mobilyacıya gider.
Tekstilciye gider.
Nakliyeciye gider.
Esnafa gider.
Halcisine gider.
Üreticisine gider.
Kısacası şehrin ekonomisine yayılır.
Bu yüzden büyük yatırımların değeri yalnızca beton binalarla ölçülmez.
Onların oluşturduğu ekonomik ekosistemle ölçülür.
Bugün Eftalia Hotels’in ulaştığı başarıda elbette ikinci kuşağın da büyük emeği var.
Mehmet Aydıncı’yı uzun yıllardır tanıyorum.
Çocuk yaşlardan itibaren otellerin içinde büyüdü. Babasının yanında sektörün her aşamasını yaşayarak öğrendi. Kolay zamanlarda değil; krizlerin, salgınların, ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde sorumluluk aldı.
Bugün grubu başarıyla yönetirken sadece mevcut yatırımları korumuyor, aynı zamanda yeni vizyonuyla markayı geleceğe taşıyor. Pegasos Resort’un gruba katılması da bunun önemli göstergelerinden biri.
Yönetici olmak farklıdır.
Kurumsal bir markayı büyüterek sürdürülebilir hale getirmek ise çok daha farklı bir başarıdır.
Mehmet Aydıncı’nın bunu sessiz ama kararlı bir şekilde başardığını düşünüyorum.
Ancak Aydıncı Ailesi’nin hizmeti yalnızca turizm yatırımlarıyla sınırlı değil.
Konaklı Mahallesi’nde tamamlanan 24 derslikli Beyhan-Turgut Aydıncı Anadolu Lisesi, eğitime bırakılmış çok değerli bir mirastır.
Bir okul yaptırmak, aslında geleceğin insanını yetiştirmeye katkı sunmaktır.
Bunun yanında Alanyaspor’a verdikleri destekler, sosyal sorumluluk projelerine katkıları ve Alanya’nın tanıtımı için üstlendikleri rol de görmezden gelinemez.
35 yıllık gazetecilik hayatım bana şunu öğretti:
Bir şehir, kendisine inanan insanlarla büyür.
Devlet yatırım yapar.
Belediyeler hizmet üretir.
Ama özel sektör cesaret göstermezse kalkınma eksik kalır.
Turizm gibi risk katsayısı yüksek bir sektörde milyonlarca liralık yatırım yapmak kolay değildir.
Üstelik otelcilikte satamadığınız yatağı ertesi güne stoklayamazsınız.
Boş geçen her oda, o gün için kaybedilmiş bir değerdir.
İşte bu nedenle bu sektöre yatırım yapan insanların hakkını teslim etmek gerekir.
Elbette her yatırımcı eleştirilebilir.
Hiç kimse eleştiriden muaf değildir.
Ancak emek, üretim, istihdam ve şehre bırakılan eserler de alkışı hak eder.
Benim nazarımda Aydıncı Ailesi, Alanya turizminin kilometre taşlarından biridir.
Sadece otel yapan insanlar değil…
Alanya markasını dünyaya taşıyan, binlerce kişiye iş kapısı açan, eğitime yatırım yapan, spora destek veren ve kazandığını yine bu topraklara harcayan bir ailedir.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum:
Alanya’nın turizm tarihi yazıldığında Turgut Aydıncı’nın adı mutlaka altın harflerle anılacaktır.
Ve bugün o emaneti daha da ileriye taşıyan Mehmet Aydıncı da bu başarı hikâyesinin önemli mimarlarından biri olarak yerini alacaktır.
Bazen vefa, sadece teşekkür etmektir.
Ben de 35 yıldır bu kenti izleyen, haberleştiren ve yaşayan bir gazeteci olarak, Alanya’ya kattıkları değer için Turgut Aydıncı abimize uzun ömürler, Mehmet Aydıncı’yı ve Aydıncı Ailesi’ni ortaya koydukları emek, vizyon ve yatırımlar nedeniyle gönülden kutluyorum.
Çünkü bazı aileler sadece şirket kurmaz… Bir şehrin geleceğine yön verir.