Bazı fikirler vardır…
Masada doğmaz, sahada doğar. Kumun üzerinde, iskelede, büfenin önünde, sabah gün doğarken sahili temizleyen emekçinin yanında doğar.
Bugün yazacağım fikir de tam olarak böyle bir fikir.
Bunu bana ileten, yıllardır bu işin mutfağında çalışan, Alanya sahillerini avucunun içi gibi bilen çok değerli bir kardeşim. Dinledim, düşündüm… Sonra kendi kendime dedim ki: “Bu fikir, Alanya Belediyesi’nin belki de en önemli projelerinden biri olabilir.”
Ve şimdi bu çağrıyı doğrudan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’e yapıyorum.
Başkan, sahillerin bir danışmanı olsun
Alanya’nın batısındaki Okurcalar’dan, doğusundaki Kargıcak’a kadar uzanan yaklaşık 70 kilometrelik kıyı bandından söz ediyoruz.
Bu öyle sıradan bir sahil değil.
Her yıl milyonlarca turist bu kumsallarda güneşleniyor, denize giriyor, yürüyüş yapıyor. Alanya’nın vitrini burası… Hatta bana göre sadece vitrini değil; şehrin anayasası sahildir.
Bugün belediyenin yetki ve sorumluluk alanında planlanmış 88 sahil büfesi bulunuyor. Bunun yanında duşlar, tuvaletler, yürüyüş yolları, engelli erişimleri, spor alanları, çocuk parkları, temizlik, güvenlik koordinasyonu ve işletme düzeni…
Böylesine dev bir yapının tek elden, sadece sahilleri düşünen bir isim tarafından takip edilmesi sizce de mantıklı değil mi?
Doğrudan başkana bağlı olsun
Benim önerim çok net.
Nasıl bugün Başkan Osman Tarık Özçelik’in yanında Abdurrahman Açıkalın ve Faruk Konukçu danışman olarak görev yapıyorsa…
Aynı şekilde “Sahillerden Sorumlu Başkan Danışmanı” unvanıyla doğrudan belediye başkanına bağlı bir görev oluşturulsun.
Bu kişi makam odasında oturan biri olmayacak.
Sabah Kargıcak’ta başlayacak, akşam Okurcalar’da günü bitirecek.
Sahilin nabzını tutacak.
Vatandaşı dinleyecek.
Turizmcinin kapısını çalacak.
Sorunu belediye bürokrasisinde kaybolmadan doğrudan başkana taşıyacak.
Görevi ne olacak?
Bu danışmanın masasındaki dosyalar belli:
70 kilometrelik sahil bandının günlük koordinasyonu
88 sahil büfesinin düzenli işleyişinin takibi
Temizlik ve bakım standartlarının denetlenmesi
Mavi Bayrak kriterlerinin sahada kontrolü
Engelli erişimi ve ortak kullanım alanlarının geliştirilmesi
Turist ve vatandaş şikâyetlerinin tek merkezde toplanması
Sahil esnafı ile belediye arasında köprü kurulması
Kış döneminde sahillerin korunması ve yeni projelerin hazırlanması
Yani bu makam, bir bürokrasi üretmeyecek…
Tam tersine, bürokrasiyi azaltacak.
Belki de Türkiye’de bir ilk
Düşündüm…
Türkiye’de belediyelerde ulaşımdan, kültürden, spordan sorumlu danışmanlar var. Ama baştan sona yalnızca sahil bandından sorumlu, doğrudan belediye başkanına bağlı özel bir danışman modeli neredeyse yok denecek kadar az.
Alanya neden ilk olmasın?
Deniziyle yaşayan bir kent, denizini yöneten bir akla da sahip olmalı.
Çünkü Alanya’nın en büyük serveti dağları değil…
Bence kıyılarıdır.
Gel başkan, bu fikri değerlendir
Sayın Osman Tarık Özçelik…
Bu yazıyı bir eleştiri olarak değil, samimi bir öneri olarak okuyun.
Sahiller, Alanya’nın ortak mirasıdır.
Milyonlarca insanın kullandığı bu büyük yaşam alanı, yalnızca yazın hatırlanacak bir yer değil; 12 ay yönetilmesi gereken dev bir organizasyondur.
Belki bu fikir bugün sadece bir köşe yazısıdır…
Ama yarın Alanya’nın örnek gösterilen belediyecilik modeli olabilir
Otelciler bu fikrin arkasında durur, buna eminim
Burada bir iddiam var Sayın Başkan…
Eminim ki Alanya’daki otelcilerin büyük bölümü bu fikre destek verecektir.
Çünkü sahilin düzenli, temiz, güvenli ve profesyonel yönetilmesi en çok turizm sektörünün işine yarar. Bir turist otelini ne kadar beğenirse beğensin, sabah yürüdüğü sahilde eksiklik görüyorsa o şehri puanlıyor. Alanya’nın gerçek vitrini oteller kadar sahilleridir.
Sahillerden sorumlu, doğrudan size bağlı bir danışman; otelcinin de, esnafın da, vatandaşın da ulaşabileceği tek bir koordinasyon noktası olur. Bu makam sadece belediyeye değil, Alanya turizmine de güç katar.
Gel Başkan… Bu fikir sadece belediyenin değil, Alanya’nın ortak kazanımı olabilir.
