Turizm sektöründe sosyal medya artık işletmelerin tanıtımında en önemli araçlardan biri haline gelirken, özellikle Instagram üzerinden yapılan paylaşımlarda alkollü içeceklerin yer aldığı görseller işletmeler açısından hukuki risk oluşturabiliyor.
IQUEEM Hukuk Danışmanı Av. Esin Yüce, otel ve restoranların sosyal medya içeriklerinde alkollü içki görsellerini kullanırken dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.
Bir kadeh her zaman sadece bir kadeh değil
Sosyal medyada kişisel bir kullanıcının arkadaşlarıyla yemek yerken çektiği ve masada şarap kadehinin göründüğü bir fotoğrafla, bir restoranın kendi hesabından şık biçimde hazırlanmış bir kokteyli öne çıkararak yaptığı paylaşım aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Kişisel hesaplarda ticari amaç veya marka iş birliği bulunmadığı sürece, kişinin kendi hayatından bir anı paylaşması genel olarak farklı bir hukuki çerçevede ele alınıyor.
Ancak işin içine ticari amaç girdiğinde tablo değişiyor.
Otel, restoran, bar veya başka bir işletmenin kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda alkollü içkinin görselin merkezine yerleştirilmesi, markanın veya şişenin öne çıkarılması ya da tüketimi cazip gösteren ifadeler kullanılması, reklam ve tüketime özendirme yasağı bakımından risk oluşturabiliyor.
Şişe görünürse işler değişebiliyor
Özellikle alkollü içki markasının logosu, etiketi veya ayırt edici ambalajının fotoğrafta belirgin biçimde yer alması işletmeler açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
Üstelik yalnızca marka adının açıkça yazılması da tek kriter değil. Karakteristik şişe tasarımı veya ambalaj gibi unsurların belirli bir markayı çağrıştırması da hukuki değerlendirmeye konu olabiliyor.
Bu nedenle işletmelerin sosyal medya için hazırladığı görsellerde “Markanın adını yazmadık, sorun olmaz” yaklaşımı her durumda yeterli olmayabilir.
Kokteylin kendisi de risk oluşturabilir
İşletmeler açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise kokteyl paylaşımları.
Renkli ve estetik şekilde hazırlanan bir kokteylin yakın plan fotoğrafını paylaşmak, barmenin kokteyl hazırlama görüntülerini yayınlamak veya işletmeye özel “imza kokteyli” tanıtmak, ticari hesap üzerinden yapıldığında alkolün tanıtılması ve tüketime özendirilmesi açısından değerlendirilebilir.
Özellikle paylaşımın amacı müşterinin ilgisini alkollü içeceğe çekmekse risk daha da artıyor.
Kısacası sosyal medyada “Sadece kokteylin fotoğrafını koyduk” demek, işletmeler açısından tek başına yeterli bir savunma olmayabilir.
“Bir kadeh şarapla akşamınızı tamamlayın” da riskli
Kullanılan dil de en az görsel kadar önemli.
“Akşamınızı bir kadeh şarapla tamamlayın”, “Serinlemek için kokteylimizi deneyin” veya benzeri ifadeler, alkollü içki tüketimini teşvik eden ve cazip hale getiren bir anlatım olarak değerlendirilebilir.
Özellikle işletmelerin sosyal medya hesaplarında kullanılan sloganların, doğrudan tüketiciyi alkol tüketmeye yönlendiren bir çağrıya dönüşmemesi gerekiyor.
Happy hour paylaşımı da masum değil
İşletmelerin sosyal medyada yaptığı kampanya ve promosyon duyuruları da dikkat edilmesi gereken alanlardan biri.
“Kokteyllerde yüzde 20 indirim”, “Happy hour başladı”, “İki kadeh alana bir kadeh bedava” veya “Şarap gecesi” gibi içerikler, alkol tüketimini artırmaya yönelik kampanya ve teşvik kapsamında hukuki risk taşıyabiliyor.
Bu nedenle özellikle turizm sezonunda işletmelerin sosyal medya hesaplarında sıkça kullanılan kampanya duyurularının alkol mevzuatı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Story, Reels veya gönderi fark etmiyor
İşletmeler açısından bir diğer önemli ayrıntı da paylaşımın hangi formatta yapıldığı.
Instagram Story, Reels veya klasik gönderi olması, alkol reklamı ve tüketime özendirme açısından temel hukuki değerlendirmeyi değiştirmiyor.
“Nasıl olsa Story 24 saat sonra kayboluyor” düşüncesi de işletmeler açısından güvenli bir alan oluşturmuyor.
Bir içeriğin geçici olarak yayınlanması, yayınlandığı süre içerisinde gerçekleşen paylaşımın hukuki niteliğini ortadan kaldırmıyor.
Peki işletmeler ne yapabilir?
Alkollü içecek servisi yapan işletmeler açısından en önemli nokta, bilgilendirme ile reklam arasındaki sınırın korunması.
İşletmenin hizmetleri hakkında sade ve objektif bilgi vermesi ile alkollü içeceği cazip göstererek müşteriyi tüketime yönlendirmesi aynı şey değil.
Örneğin işletmenin ruhsatlı olarak alkollü içecek servisi yaptığını belirtmesi ile şık bir kadeh şarabı gün batımı manzarası eşliğinde “Akşamın keyfini çıkarın” mesajıyla paylaşması arasında hukuki açıdan önemli fark bulunabilir.
Bu nedenle işletmelerin sosyal medya içeriklerini hazırlarken sadece fotoğrafın estetik olup olmadığına değil, paylaşımın bütün olarak tüketiciye ne mesaj verdiğine de dikkat etmesi gerekiyor.
Üç soru hayat kurtarabilir
Uzman değerlendirmesine göre işletmeler bir paylaşımı yayınlamadan önce kendilerine üç temel soru sorabilir:
Birincisi: Bu içerik tüketiciyi alkol kullanmaya teşvik ediyor veya alkollü içkiyi cazip gösteriyor mu?
İkincisi: Görselde bir alkol markası, logosu, etiketi veya belirli bir markayı çağrıştırabilecek ayırt edici ambalaj bulunuyor mu?
Üçüncüsü: Paylaşım yalnızca işletmenin hizmetleri hakkında bilgi vermek yerine alkollü içeceğin kendisini tanıtan bir içeriğe dönüşüyor mu?
Bu sorulardan herhangi birine “evet” yanıtı verilmesi halinde paylaşımın yayınlanmadan önce hukuki açıdan değerlendirilmesi önem taşıyor.
Kişisel hesaplarda durum farklı
Öte yandan kişisel kullanıcıların yaptığı paylaşımlarla ticari işletmelerin paylaşımlarını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Ticari bir amaç taşımayan ve herhangi bir marka iş birliği içermeyen kişisel paylaşımlarda masada bulunan bir şarap kadehinin veya eldeki içkinin görünmesi, işletmenin reklamı niteliğindeki ticari bir paylaşım ile aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Ancak kişisel hesap üzerinden yapılan paylaşımın arkasında marka iş birliği, hediye ürün, sponsorluk veya başka bir ticari ilişki bulunması halinde durum değişebiliyor.
Bu noktada hesabın “kişisel” olması tek başına yeterli koruma sağlamıyor.
Global hesabın paylaşımı da Türkiye’de sorun yaratabilir
Yurt dışında yayınlanan bir alkollü içki reklamının veya tanıtımının Türkiye'deki işletme ya da marka hesabından yeniden paylaşılması da ayrıca risk taşıyor.
Bir içeriğin başka bir ülkede yasal olması, Türkiye'de de otomatik olarak yasal olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye'deki işletmeler ve Türkiye'ye yönelik ticari hesaplar, içeriklerini Türkiye'deki ilgili mevzuat açısından değerlendirmek zorunda.
Bu nedenle global bir markanın Instagram hesabındaki alkol içerikli bir paylaşımı Türkiye hesabından doğrudan yeniden yayınlamak, işletmeler açısından dikkat edilmesi gereken konular arasında bulunuyor.
Turizm sektörü için kritik uyarı
Özellikle otel, restoran, beach club ve barların yoğun olarak sosyal medya kullandığı turizm bölgelerinde konu daha da önem kazanıyor.
İşletmeler bir yandan sosyal medyada mekanlarının atmosferini, yemeklerini ve hizmetlerini göstermek isterken diğer yandan alkollü içeceklerin görüntülerini kullanmanın oluşturabileceği hukuki riskleri de göz önünde bulundurmak durumunda.
Buradaki temel mesele yalnızca “Fotoğrafta alkol var mı?” sorusu değil.
Asıl önemli soru, “Bu paylaşım alkol tüketimini veya belirli bir alkollü içeceği tanıtıyor, teşvik ediyor ya da cazip hale getiriyor mu?”
Çünkü aynı kadeh, bir müşterinin kişisel fotoğrafında başka; bir otelin satış odaklı sosyal medya paylaşımında bambaşka bir hukuki anlam taşıyabiliyor.
Bu nedenle işletmelerin özellikle sosyal medya kampanyaları, kokteyl tanıtımları, marka görselleri, promosyonlar ve alkol içeren fotoğraflar konusunda paylaşım öncesinde hukuki değerlendirme yapması önem taşıyor.
Bu haber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda hukuki değerlendirme, paylaşımın içeriği, amacı, hesabın niteliği ve diğer koşullar birlikte dikkate alınarak yapılmalıdır.





