ALTSO Başkan Adayı Mustafa Tuna’nın seçim vaadi bu. Tuna ayrıca bütçe ve harcamaları da bu karara göre yöneteceklerini söylüyor.
Peki nasıl?
Çünkü ALTSO’nun bütçesi, binlerce üyeyi ilgilendiren, mevzuat çerçevesinde hazırlanan ve gelir-gider dengesi gözetilerek yönetilmesi gereken bir bütçe. İlgili mevzuatta personel giderleri için bütçenin yüzde 40’ını aşamayacağı yönünde sınır da bulunuyor.
Tam da burada “teferruat” denilen ayrıntılar önem kazanıyor.

“GERİSİ TEFERRUAT” DENİLDİ
Manşet Alanya’nın, “İki yıl aidatlara zam yapılmayacaksa artan giderler nasıl karşılanacak?” sorusunu gündeme getiren haberinin altına, Mustafa Tuna’ya destek veren Mustafa Mut tarafından şu yorum yapıldı:
“Zam yok dediyse zam yok, gerisi teferruat.”
İyi de o “teferruat” denilen şey tam olarak ne?
Personel giderleri.
Elektrik ve enerji maliyetleri.
Akaryakıt.
Bakım ve işletme giderleri.
Teknoloji ve yazılım.
Yeni yatırımlar.
Ve bütün bunların karşısında iki yıl boyunca sabit tutulacak aidat gelirleri…
Bunların tamamı ALTSO’nun bütçesinin doğrudan konusu değil mi?
PERSONEL GİDERLERİ NASIL DENGELENECEK?
Personel giderleri ekonomik koşullar nedeniyle artarken, aidat gelirleri iki yıl boyunca artırılmayacaksa bütçe dengesi nasıl korunacak?
Personel sayısı mı azaltılacak?
Hizmetlerden mi tasarruf edilecek?
Başka gelir kalemleri mi artırılacak?
Yoksa Tuna ve ekibinin açıklayacağı iki yıllık somut bir gelir-gider ve tasarruf planı mı olacak?
Çünkü “zam yok” bir hedef olabilir; bu hedefin nasıl finanse edileceği ise yönetim planının kendisidir.
“KENDİ İŞLETMELERİNDE DE ZAM YOK” DİYEBİLECEKLER Mİ?
Bir başka soru da burada ortaya çıkıyor.
Mustafa Tuna ve ekibi kendi ticari işletmelerinde de iki yıl boyunca fiyatlarını sabit tutacaklarını açıklayabilir mi?
Personel ücretleri, elektrik, akaryakıt, kira, vergi ve tedarik maliyetleri artarken bir işletmenin maliyet hesabı yapması nasıl zorunluysa, ALTSO’nun kaynakları yönetilirken de aynı ekonomik gerçeklik dikkate alınmak zorunda değil mi?
HİZMET BİNASI VE YATIRIMLAR NE OLACAK?
ALTSO’nun modern hizmet binası ve geleceğe yönelik yatırımları da bu hesabın içerisinde.
Eray Erdem döneminde aidat artışının yüzde 50 yerine yüzde 15 seviyesinde tutulmasıyla birlikte, uzun yıllar hizmet vermesi hedeflenen modern ve çok amaçlı hizmet binası için çalışmalar yürütüldü.
Şimdi soruyoruz:
İki yıl aidat artışı yapılmayacaksa yatırımlar aynı şekilde devam edecek mi?
Tasarruf yapılacaksa hangi kalemlerden yapılacak?
Yeni yatırımlar ertelenecek mi?
Hizmet kalitesinde değişiklik olacak mı?
Bunların cevabı üyelerin bilmesi gereken asıl konu.
ALANYA TURİZMİ 12 AY OLACAKSA…
Alanya turizmini 12 aya yaymak, dijitalleşmeyi geliştirmek, üyeye daha fazla hizmet sunmak gibi hedefler ortaya konulabilir.
Ancak her hedefin bir maliyeti var.
Bu nedenle üyelerin görmek istediği şey yalnızca slogan değil; rakam.
İki yıllık gelir ne olacak?
Toplam gider ne olacak?
Aidatların sabit kalması nedeniyle oluşabilecek fark nasıl karşılanacak?
Yatırımlar için kaynak nereden bulunacak?
Tasarruf hangi kalemlerden yapılacak?
DİJİTALLEŞME DE VERİYLE ANLATILMALI
Dijitalleşme, modern hizmet ve teknoloji hedefleri anlatılırken de artık üyelerin karşısına somut verilerle çıkılması gerekiyor.
Kablolu mikrofon, sinevizyon ya da cep telefonu üzerinden yapılan bir yayın elbette tek başına bir yönetim ölçüsü değil.
Asıl mesele, “Dijitalleşeceğiz” denildiğinde bunun bütçesinin, hedefinin ve sonucunun ortaya konulmasıdır.
ALTSO üyeleri iş dünyasının insanları. Hesap yapmayı, maliyet çıkarmayı, gelir-gider dengesini en iyi bilen kesimlerden biri.
Bu nedenle mesele “zam var mı, yok mu?” tartışmasından ibaret değil.
“İki yıl zam yok” deniliyorsa, bunun hesabı da ortaya konulmalı.
Çünkü ALTSO bir bakkal dükkânı değil.
Üyelerin parasıyla, mevzuat çerçevesinde ve üyelerin geleceği için yönetilecek bir kurum.
Zam yoksa; gelir-gider tablosu nerede?
İşte “teferruat” denilen mesele tam da burada başlıyor.



