ALTİD Başkanı Cem Özcan’ın sözlerine kulak verelim: Fiyat kırdırma, ödeme geri isteme… Bu iş turizme değil, krize hizmet eder.
Bazen insanın içinden şu söz dökülüyor:
“Hayırdır, ne oluyor?”
Alanya turizmi yıllardır alın teriyle büyüyen bir sektör. Bu şehirde otelci de var, acenteci de var, yatırımcı da var, çalışan da var. Ama hepsinin üzerinde tek bir gerçek var:
Hepimiz aynı gemideyiz.
Şimdi soruyorum:
Bu gemi su alırken kim niye delik açmaya çalışır?
ALTİD Başkanı Cem Özcan çok net konuştu. Dedi ki; bazı acenteler yaşanan küresel gelişmeleri fırsata çevirip otelcilere fiyat düşürme baskısı yapıyor, hatta yapılan ödemeleri geri almaya çalışıyor.
Bu sözler öyle sıradan bir açıklama değil.
Bu sözler sektörün içinden gelen bir uyarıdır.
Ve açık konuşalım…
Turizmde “abi-kardeş” ilişkisi diye bir şey var.
Ama bu ilişki bazen yanlış anlaşılabiliyor.
Abi kardeş olmak demek, birbirinin sırtına basmak değil, birbirinin elinden tutmaktır.
Bugün otelci zor durumda bırakılırsa yarın acente kazanamaz.
Bugün acente sıkıntıya girerse yarın oteller boş kalır.
Bu kadar basit.
Geçtiğimiz günlerde ALTSO Başkanı Eray Erdem de benzer bir noktaya parmak basmıştı. O da sektörün paydaşlarının şeffaf ve güvene dayalı hareket etmesi gerektiğini söylemişti.
Demek ki mesele sadece bir açıklama değil.
Demek ki ortada gerçekten konuşulması gereken bir durum var.
O yüzden açık konuşalım:
Turizm sektörü fırsatçılığı kaldırmaz.
Krizi fırsata çevirmek isteyenler olabilir ama unutmasınlar;
kısa vadede kazanan gibi görünenler uzun vadede sektörü kaybettirir.
Alanya turizmi bu noktaya kolay gelmedi.
Bu şehir yıllarca tanıtım yaptı.
Bu şehir milyonlarca turisti ağırladı.
Bu şehir krizler gördü, pandemiler gördü, savaşlar gördü ama ayakta kaldı.
Neden?
Çünkü birlik vardı.
Şimdi yeniden o noktaya dönmek zorundayız.
Acenteler, otelciler, yatırımcılar…
Hepimiz aynı çatının altındayız.
Ve şunu unutmayalım:
Aynı evin içinde kavga eden aile kazanmaz.
ALTİD Başkanı Cem Özcan’ın sözleri bu yüzden önemli.
Bu sözler sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir uyarıdır.
Kulak verelim.
Çünkü turizm dediğiniz şey sadece para değil;
güven, itibar ve ortak akıldır.
Bu üçü kaybolursa…
En büyük oteller bile boş kalır.
O yüzden bir kez daha soruyorum:
Hayırdır? Bu gemideyken kim niye gemiye delik açmaya çalışır?
Turizmde kardeşlik varsa,
o kardeşlik sözde değil özde olmalıdır.
Ve unutmayalım:
Bu şehir hepimizin.
Bu turizm hepimizin.
Bu gemi de hepimizin.