banner247
banner174
banner113

Turizmciden "İmdat" çağrısı

banner106

Bentour Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Uğur, ‘İmdat’ başlığıyla bir açıklama yaparak sektörde yaşananlara ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Turizmciden "İmdat" çağrısı

banner108
banner238

Bentour Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Uğur, kaleme aldığı ‘İmdat’ başlıklı yazıyla turizm sektöründe yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Pandemi sürecinde turizm sektörü için alınan önlemlerle ilgili belirsizlikle olduğuna dikkat çeken Kadir Uğur, ‘’Acaba bu koronavirüs mü bize bu ataleti aşıladı? Allahım kaldır üzerimizden bu içine kapanıklığı. Başka bir sözüm yok.’’ ifadelerini kulladı.
Uğur’un kaleme aldığı yazı şöyle:
Bazen çıldıracakmış gibi oluyorum. Neden mi diyeceksiniz? Tabi ki üyesi olduğum turizmden.
Bir takım şeyler çok iyi yürüyor, şaşırıyorum. Bir takım şeyler hiç yürümüyor sinirleniyorum.
Bazen ufak tefek şeylerden çok büyük şeyler kaybediyoruz. Kimsenin umurunda değil. Anlayamıyorum.
Geçen yazımda da belirttiğim gibi ‘’Türkiye gelenlere havaalanlarında korona testi yapılsın’’ dendi.
Bunun ne kadar güzel olmayan bir girişim olduğunu anlatmaya çalıştım. Geldiği hava alanında yaptırt uçak şirketine. Veya müşteri doktorunda yaptırtsın gelsin elinde bir belge ile. Zaten kendi memleketinde yaptırınca sağlık sigortası ödüyor. Mantıklı dendi ama hala nasıl olacağı tam belli değil.
Bize sorular soran müşterilerimizin çoğu, ‘’Türkiye’ye girişte 14 günlük karantina uygulanıyor. Bu kalkmadan Türkiye’ye adımımı atmam. Ne zaman kalkacak bu uygulama?’’ diye soruyor, bilmiyoruz, kimse bilmiyor diyoruz. Müşteri, ‘’O zaman nasıl karar vereyim? Ben 10 gün için tatile Türkiye’ye gideceğim, 14 gün karantinada mı kalacağım? Gönder beni başka memlekete’’ diyor. Bir an önce bu karantinanın ne zaman kalkacağının belirlenip bildirilmesi gerekiyor. Yoksa portföyümüzdeki müşterileri de kaybedeceğiz.
Diğer bir konu konaklama vergisi. Galiba bir dahaki seneye ertelendi. Ama uygulaması nasıl olacak, hala bilen yok. Bir dahaki senenin anlaşmalarını yapıyoruz. Üç grup otel çıkıyor karşımıza.
1- Birinci grup, ‘ben geldiğinde müşteriden alırım’ diyor. Peki diyoruz nasıl alırsın ki? Bana fatura edeceğin fiyatı müşteriye mi göstereceksin? Ayrıca aksiyon fiyatı ile gelen var. Bunu resepsiyon nasıl bilecek?
2- İkinci gurup ‘ben senden alırım, seni tanırım’ diyor. Peki diyoruz müşteri iptal eder ise biz vergisini kesmiş isek bunu ona o zaman iade etmemiz gerekir. Hayır, ‘benim fiyatımın içinde, ben bunu alırım’ diyor. Ama devlete ödemediğin vergiyi nasıl alırsın tüketiciden?
3- Esasında bilhassa Almanya’da ki kanunlara göre bütün ödenecek paraları müşteriye rezervasyon esnasında belirtmemiz gerekiyor. Mesela güvenlik için alınan vergilerde olduğu gibi. Her şey fiyatın içinde olmalı. Bizler bunu nasıl aşacağız. Bilmiyoruz, kimse bilmiyor.
Yaptığımız güzel şeyleri dışarıda tanıtmıyoruz, tanıtamıyoruz. İçim sızlıyor. Aramızda konuşuyoruz, zannediyoruz ki herkes bizi dinliyor. Ve yapacaklarımızı öğreniyor. Tanıtmadığın bir nesneyi satamazsın.
Acaba bu koronavirüs mü bize bu ataleti aşıladı. Allah’ım kaldır üzerimizden bu içine kapanıklığı. Başka bir sözüm yok.
İnşallah güzel bir sezon yaşanır korona ya rağmen.
banner109
banner110
banner111
banner239
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.