Son günlerde turizm sektöründe kulaktan kulağa yayılan bir söylenti var. Alanya’dan Side’ye, Manavgat’tan Kemer’e kadar birçok bölgede bazı otellerin personellerini ücretsiz izne göndermeye başladığı konuşuluyor.
Henüz resmi rakamlar ortada yok. Ancak sahadan gelen bilgiler, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler ve çalışanların aktardıkları bu iddiaların ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.
Kurban Bayramı döneminde hareketlilik yaşandı mı?
Evet yaşandı.
Çarşı hareketlendi mi?
Evet hareketlendi.
Otellerde doluluk arttı mı?
Evet arttı.
Ama gerçek şu ki bayramın getirdiği hareketlilik sezonun genelini kurtarmaya yetmedi.
Alanya sokaklarında gezen herkes bunun farkında. Esnafın yüzü tam anlamıyla gülmüyor. İşletmeler temkinli konuşuyor. Turizmciler ise sezonun geri kalanına umut bağlamış durumda.
Ancak burada sadece çalışanların tarafından bakmak da doğru olmaz.
Otelcileri de anlamak gerekiyor.
Bugün bir otelin elektrik gideri, personel maliyeti, gıda maliyeti, temizlik ürünleri, bakım giderleri ve vergi yükü geçmiş yıllara göre katlanmış durumda. Birçok işletme artan maliyetler nedeniyle ciddi bir mücadele veriyor.
Bir tarafta geçimini sağlamak zorunda olan çalışanlar var.
Diğer tarafta işletmesini ayakta tutmaya çalışan yatırımcılar var.
Aslında herkes aynı gemide.
Turizmci para kazanamazsa çalışan maaş alamaz.
Çalışan olmazsa da turizmci hizmet veremez.
Bu nedenle sektörün yaşadığı sıkıntıyı sadece otellerin ya da sadece çalışanların sorunu olarak görmek yanlış olur.
Asıl mesele turizmin eski gücüne kavuşup kavuşamayacağıdır.
Bugün Alanya’da konuşulan neyse, Side’de de konuşuluyor.
Manavgat’ta konuşulan neyse, Kemer’de de konuşuluyor.
Belek’te de benzer endişeler dile getiriliyor.
Demek ki mesele sadece bir bölgenin sorunu değil.
Türkiye turizminin genelinde hissedilen bir yavaşlama söz konusu.
Elbette sezon henüz bitmedi.
Önümüzde uzun bir yaz var.
Rezervasyonlar artabilir.
Pazarlar hareketlenebilir.
Ancak sektörün sesine kulak vermek gerekiyor.
Çünkü turizmde yaşanacak en küçük daralma sadece otelleri değil; esnafı, taksiciyi, restorancıyı, marketçiyi, çiftçiyi ve binlerce aileyi doğrudan etkiliyor.
Dileriz bu söylentiler büyümez.
Dileriz ücretsiz izin haberleri yaygınlaşmaz.
Çünkü Alanya’nın da, Side’nin de, Kemer’in de ortak gerçeği şu:
Turizm iyi olursa herkes kazanır, kötü olursa herkes kaybeder.