Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı sıradan bir makam değildir.

Bu makam; Alanya’nın turizmcisini, esnafını, tüccarını, yatırımcısını, inşaatçısını, emlakçısını, üreticisini, ihracatçısını ve hizmet sektörünü temsil eden çok önemli bir koltuktur.

O nedenle ALTSO Başkanlığı’na siyasi gözlükle bakmak doğru değildir.

Bugün Eray Erdem’in yaptığı da tam olarak budur.

Siyaset yapmak değil, Alanya ekonomisinin sorunlarını anlatmak.

Kapı seçmek değil, Alanya için kapı kapı dolaşmak.

Son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yapılan ziyaret de bu anlayışın bir parçasıdır. Burada mesele siyasi yakınlık ya da uzaklık değildir. Mesele, Alanya’nın dosyasının Ankara’da güçlü makamlara taşınmasıdır.

Eray Erdem’in çizgisi bellidir.

O çizgi, Alanya çizgisidir.

Göreve geldiği günden bu yana gerek Ankara’da gerek Alanya’da gerekse kurumlar arası ilişkilerde aynı duruşu sergilemeye çalışıyor. Her partiye, her kuruma, her odaya, her derneğe aynı mesafede durarak Alanya’nın çıkarlarını önceleyen bir anlayışla hareket ediyor.

Zaten bir ticaret ve sanayi odası başkanından beklenen de budur.

Çünkü ekonomi siyasi ayrım yapmaz.

Turizmde yaşanan sıkıntı herkesin kapısını çalar.

Kur baskısı herkesin hesabını bozar.

İkamet kısıtlamaları sadece bir sektörü değil, Alanya’daki bütün çarkı etkiler.

Yatırım durursa esnaf etkilenir.

İnşaat yavaşlarsa ticaret etkilenir.

Turizmde kârlılık azalırsa şehir ekonomisi etkilenir.

Yani Alanya’nın ekonomik sorunları bir kişinin, bir kurumun ya da bir siyasi görüşün sorunu değildir.

Bu şehirde ekmek yiyen herkesin ortak meselesidir.

İşte Eray Erdem’in yaptığı da bu ortak meseleyi taşımaktır.

Bugün ALTSO Başkanı olarak Alanya’nın sorunlarını dosya haline getirip Ankara’ya götürüyorsa, bu takdire şayandır.

Çünkü masa başında konuşmak kolaydır.

Sosyal medyada yorum yapmak kolaydır.

Ama bir şehrin sorunlarını alıp yetkili makamlara taşımak, çözüm istemek, takipçisi olmak ve bunu sürekli yapmak ayrı bir emek ister.

Eray Erdem de göreve geldiği günden bu yana bu emeği ortaya koymaya çalışıyor.

Seçim döneminde “ortak akıl” dedi.

Bugün de aynı ortak akıl anlayışıyla hareket ediyor.

ALTSO’nun kapısını herkese açık tutuyor.

Kurumlarla kavga etmek yerine diyalog kurmayı tercih ediyor.

Alanya’nın menfaati için kimden destek alınması gerekiyorsa o kapıyı çalıyor.

Bu şehirde artık şunu iyi anlamamız gerekiyor:

Alanya’nın meseleleri kişisel hesaplarla, siyasi tartışmalarla, küçük çekişmelerle çözülemez.

Alanya’nın sorunları ancak kurumların birlikte hareket etmesiyle çözülür.

Belediyesiyle, odalarıyla, dernekleriyle, siyasetçileriyle, Ankara’daki temsilcileriyle, iş dünyasıyla aynı masada buluşabilen bir Alanya kazanır.

Eray Erdem’in duruşunu bu açıdan okumak gerekir.

Bugün onun yaptığı, ALTSO Başkanlığı gömleğinin gereğini yerine getirmektir.

O gömlek bir siyasi partinin gömleği değildir.

O gömlek Alanya iş dünyasının gömleğidir.

O gömlek Alanya ekonomisinin sorumluluğudur.

O gömlek, bu şehir için gerektiğinde Ankara’da kapı aşındırmayı gerektirir.

Aynı zamanda Alanyaspor Yönetim Kurulu Üyesi olan Eray Erdem’in Alanya’nın sosyal hayatında da sorumluluk üstlenmesi, onun bu şehre bakışını gösteriyor.

Alanya’nın ticareti de onun gündeminde.

Alanya’nın turizmi de.

Alanya’nın yatırımı da.

Alanya’nın markası olan Alanyaspor da.

Kısacası mesele makam değil, mesele memleket meselesidir.

Bugün Eray Erdem hakkında söylenecek en doğru söz bence şudur:

Her partiye eşit mesafede, her kuruma açık, her sektörün derdini dinleyen ve Alanya’nın çıkarlarını kırmızı çizgi gören bir oda başkanı.

Bu yüzden yapılan ziyaretleri dar kalıplara sıkıştırmadan okumak gerekir.

Çünkü burada asıl fotoğraf şudur:

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Alanya’nın ekonomik sorunlarını Ankara’ya taşımaktadır.

Bunun adı siyaset değildir.

Bunun adı görevdir.

Bunun adı sorumluluktur.

Bunun adı Alanya sevdasıdır.

Ve bugün Eray Erdem’in çizgisi de tam olarak budur:

Alanya’nın çizgisi.