Çavuşoğlu’nun Takibi, Tavlı’nın Israrı, Kaymakam Öztürk’ün Koordinasyonu, Başhekimin Sahadaki Mücadelesi
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’yle ilgili son yıllarda yükselen şikâyetlerin hiçbiri abartı değildi.
Vatandaş açık konuşuyordu:
“Randevu alamıyoruz.”
“Muayene günler sonraya atıyor.”
“Yatak yok.”
“Acil servis çok kalabalık.”
Bu sözler kahve köşelerinde değil, hastane koridorlarında söyleniyordu. Çünkü Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi artık sadece Alanya’ya değil; Gazipaşa’dan Anamur’a, Manavgat’tan Karaman’ın ilçelerine kadar geniş bir coğrafyaya hizmet veriyordu. Üstelik yabancı uyruklu hastalar da bu yoğunluğun önemli bir parçasıydı. Mevcut fiziki yapı, bu yükü artık taşıyamaz hale gelmişti.
Bu gerçeği en net biçimde ortaya koyan ise Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz’ın açıkladığı 2025 sağlık verileri oldu:
1 milyon 857 bin 740 ayaktan hasta,
430 bin 463 acil servis başvurusu,
30 bin 122 yatan hasta,
32 bin 156 ameliyat.
Bu rakamlar sıradan istatistikler değil, yüksek sesle çalan bir alarmdı. Alanya’da sağlık sistemi ciddi bir darboğazdan geçiyordu.
Ancak asıl bilinmeyen ve kamuoyunda çok fazla konuşulmayan kritik detay şuydu:
Bu ihtiyaçlara rağmen, proje doğrudan “onkoloji binası” adıyla götürülseydi, Sağlık Bakanlığı yatırım planlamasından geçmesi mümkün değildi. Yani Alanya’nın en hayati ihtiyaçlarından biri olan onkoloji için kapı, bu başlıkla kapalıydı.
İşte kilidi açan hamle tam da burada yapıldı.
AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı’nın da net şekilde ifade ettiği gibi; mesele isim değil, çözüm üretmekti. Proje, 26 bin metrekarelik alana yapılacak 250 yataklı ek hastane binası olarak kurgulandı. Yatırım programına bu şekilde alındı. Ve bu ek binanın içinde onkoloji birimleri de yer alacak. Yani Alanya hem yatırım planına girdi, hem de en kritik ihtiyacını bu binanın içine dahil etmiş oldu. Kilit, doğru anahtarla açıldı.
Bu planlama, Ankara’da karşılık buldu
Bu süreçte özellikle altı çizilmesi gereken isimlerden biri AK Parti Antalya Milletvekili ve önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’dur. Çavuşoğlu, Alanya’da sahada en çok şikâyet alan isimlerden biriydi. Vatandaş randevuyu da, yatak sorununu da, acildeki yoğunluğu da doğrudan ona anlatıyordu. O da bu şikâyetleri dinlemekle yetinmedi; bakanlık nezdinde defalarca takip etti, dosyayı sürekli gündemde tuttu ve süreci zorladı. Bu yatırımın 2026 programına girmesinde Çavuşoğlu’nun ağırlığı ve ısrarcı takibi belirleyici olmuştur. Bu, Alanya’da herkesin bildiği ama yüksek sesle söylenmeyen bir gerçektir.
Bu sürecin önemli bir diğer ayağı ise Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk oldu. Kaymakam Öztürk, sürecin başından itibaren konunun takipçisi oldu; Ankara temaslarında, kurumlar arası koordinasyonda ve sahadaki ihtiyaçların doğru aktarılmasında aktif rol aldı. Devlet refleksiyle hareket eden, bürokratik süreci hızlandıran ve “bu yatırım Alanya için şart” diyen isimlerden biri de Kaymakam Öztürk’tür. Onun takibi ve koordinasyonu, sürecin sağlam zeminde ilerlemesini sağladı.
Sahanın yükünü birebir omuzlayan isim ise Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz oldu. “Yoğunuz” demekle yetinmedi; rakamlarla konuştu, TBMM sürecine bizzat katıldı, hastanenin artık bu yükü kaldıramadığını bilimsel ve teknik verilerle anlattı. Bugün alınan onay, bu sahici mücadelenin sonucudur.
Ben, AK Parti Alanya İlçe Başkanı Tavlı ile birebir görüştüm. Sürecin sadece bina yapımıyla sınırlı olmadığını açıkça ifade etti. Belediyeyle koordinasyon halinde olunduğunu, otoparkların planlandığını, yeni kadroların geleceğini, teknik ekipman ve tıbbi malzemelerin bu ek binayla birlikte sağlanacağını net şekilde aktardı. Yani bu yatırım, sadece betonarme bir yapı değil; tam donanımlı bir sağlık genişlemesi olarak planlanıyor.
Öte yandan Payallar Devlet Hastanesi inşaatının hızla devam etmesi de bu bütüncül planın önemli bir parçası. Amaç, Alanya merkezdeki yükü hafifletmek ve sağlık hizmetini bölge geneline daha dengeli yaymak. Bu nedenle meseleye tek bir bina olarak değil, topyekûn bir sağlık planlaması olarak bakmak gerekiyor.
Sonuç çok açık:
Alanya sağlıkta ciddi bir darboğazdan geçiyordu.
Vatandaş haklıydı, şikâyet yerindeydi.
Ama doğru planlama, doğru isimler ve doğru Ankara mesaisiyle çözüm yolu açıldı.
Bu ek bina tamamlandığında;
– Randevu süreleri kısalacak,
– Yatak sıkıntısı azalacak,
– Acil servis rahatlayacak,
– Onkoloji hizmetleri güçlenecek.
Bu yatırım tesadüf değil.
Bu yatırım; ısrarın, takibin, koordinasyonun ve sahadaki mücadelenin ürünüdür.
Alanya için çalışanlar var.
Taşın altına elini koyanlar var.
Ve bu kez, emek boşa gitmedi.
“Bu yatırım gösterdi ki; Alanya için konuşan çok, ama Alanya için Ankara kapılarını aşındıranlar sayesinde sonuç alınıyor.”