Bazen bir tartışmayı büyüten şey olayın kendisi değil, olayın yanlış yerinden tutulmasıdır.
Alanya için hazırlanan Turizm Master Planı sürecinde yaşananlar ortada.
Ama bu sürecin ardından yapılan bir açıklama, asıl konuşulması gerekenleri gölgede bıraktı.
O yüzden önce süreci doğru yerinden anlatalım.
Masada Ne Konuşuldu, Kimler Vardı?
Alanya Turizm Master Planı’nın ilk, resmi ve belirleyici toplantısı,
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy öncülüğünde Ankara’da yapıldı.
Bu toplantı bir “ön görüşme” değildi.
Bu toplantı, devletin Alanya için masayı kurduğu toplantıydı.
Masada kimler vardı?
- Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk
- Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik
- AK Parti Antalya Milletvekili, önceki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu
- AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı
- ALTSO Başkanı Eray Erdem
- ALTİD Başkanı Cem Özcan
- ALKÜ Rektörü Ahmet Kenan Türkdoğan
- Akademisyenler ve sektör temsilcileri
Yani masada ne vardı?
➡️ Devlet vardı
➡️ AK Parti vardı
➡️ CHP’li belediye başkanı vardı
➡️ Oda vardı
➡️ Üniversite vardı
➡️ Alanya vardı
Toplantıda;
şehir içi ulaşım,
raylı sistem,
Gazipaşa–Alanya Havalimanı kapasitesi,
yangın yönetmeliği,
ruhsat süreçleri,
ikamet sorunu,
kültür ve gençlik yatırımları,
Syedra Antik Kenti
tek tek ele alındı.
Ve Bakanlık düzeyinde net bir cümle kuruldu:
“Alanya ortak çizgimizdir, kırmızı çizgimizdir.”
Bu cümle önemlidir.
Çünkü bu, Turizm Master Planı’nın artık şahısların değil, Alanya’nın planı olduğunun ilanıdır.
Sonra Ne Oldu? (Asıl Tartışılan Kısım)
Toplantı bitti.
Heyet hâlâ Ankara’daydı.
Ve doğal bir şekilde…
CHP’li Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik,
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı ziyaret etti.
Ardından,
TBMM’de Antalya’yı temsil eden CHP Milletvekili
Aykut Kaya ile görüştü.
Ne yaptı?
➡️ Alanya’yı anlattı
➡️ Turizm Master Planı’nı anlattı
➡️ Şehrin beklentilerini paylaştı
➡️ Görüş aldı, destek aradı
Şimdi burada durup gerçekten sormak lazım:
Bunda anormal olan ne var?
CHP’li bir belediye başkanı,
CHP’li büyükşehir belediye başkanına gitmiş…
CHP’li milletvekiliyle görüşmüş…
Evet.
Adı üstünde: partili.
Vallahi sürpriz(!)
İnsan ister istemez düşünüyor:
Başkan CHP’liyken gidip MHP il binasında mı anlatacaktı planı?
AK Parti grup toplantısında mı sunum yapması bekleniyordu?
Bu ülkede siyaset böyle işler.
Herkes önce kendi partisinin kapısını çalar.
Sonra diğer kapılar açılır.
Bu kadar basit.
Sipahioğlu’nun Açıklaması Neden Boş Kaldı?
AK Parti Alanya İlçe Başkanlığı Turizm Komisyonu Başkanı
işte bu ziyaretlerin ardından bir açıklama yaptı.
“Plan siyaset üstü olmalı” dedi.
“Kime sunuldu?” diye sordu.
“Herkese anlatılacak mı?” dedi.
Ama bu açıklama iki nedenle havasız kaldı.
Bir: Gerçekleri Iskalıyor
Çünkü “siyaset üstü” denilen sürecin kendisi,
zaten ilk toplantıda kurulmuştu.
Masada AK Parti Milletvekili vardı.
Masada AK Parti İlçe Başkanı vardı.
Masada devlet vardı.
Yani süreç baştan beri çok paydaşlıydı.
Bunu görmezden gelip,
sonraki doğal ziyaretleri sorun gibi sunmak,
ya süreci bilmemektir
ya da bilerek başka yere bakmaktır.
İki: İçerik Yok
Sipahioğlu’nun açıklamasında;
— Turizm Master Planı’nın içeriğine dair tek cümle yok
— Alanya turizmine dair tek öneri yok
— “Şu eksik, bu yanlış” diyen tek teknik eleştiri yok
Sadece şu var:
“Niye buna anlatıldı?”
Bu mu muhalefet?
Değil. Bu, içi boş bir açıklamadır.
Muhalefetlik Böyle Yapılmaz
Muhalefet;
— Süreci geliştirmek için yapılır
— Yanlışı göstermek için yapılır
— Alternatif üretmek için yapılır
Ama sırf “bir şey demiş olmak” için yapılan açıklamalar,
ne Alanya’ya katkı sunar
ne de kamuoyunda karşılık bulur.
Bu şehir,
itirazın da dolusunu ister.
Özçelik Ne Yapıyor?
Bir tarafta:
➡️ Ankara’da Alanya’yı anlatan
➡️ Bakanlıkla masaya oturan
➡️ Her siyasi kanalla temas kuran
➡️ Sonuç peşinde koşan bir belediye başkanı var
Diğer tarafta:
➡️ Ziyarete takılan
➡️ İçeriğe girmeyen
➡️ Süreci büyütmeyen bir açıklama var
O yüzden başlığa tekrar dönüyorum:
CHP’li başkanın CHP’lilere gitmesi neden olay oldu?
Cevap net:
Olmadı.
Olan şey,
yanlış yerden yapılan bir muhalefet denemesidir.
Alanya’nın ihtiyacı bu değil.