TFF’ye açık çağrımdır:
Bu maçı bir kez izlemeyin.
İki kez izleyin.
Olmadı üç, dört kez izleyin.

Dolmabahçe’de 90 dakika futbol oynanmadı. 30. dakikaya kadar futbol vardı. Sonrası ise adım adım yazılmış bir senaryoya döndü.

Corendon Alanyaspor deplasmanda Beşiktaş’a karşı 2-0 öne geçti. Üstelik tesadüf değil; planla, disiplinle, cesaretle. João Pereira’nın takımı sahada ne yaptığını bilen, rakibini çözen bir oyun ortaya koydu. Beşiktaş tribünleri suskun, siyah-beyazlı oyuncular panik içindeydi.

Sonra düdük devreye girdi.
30. dakikaya kadar sahada sadece futbol vardı. O dakikadan sonra ise kararlar vardı.

Beşiktaş’a verilen penaltı maçın kırılma anı oldu. O andan itibaren oyunun yönü değişti. Sertlik arttı, tempo düştü, Alanyaspor’un oyunu bozuldu. Ardından gelen kararlar ise sabır taşırdı.

Ofsayt kokan gole onay verildi.
Alanyaspor’un ceza sahasında yaşadığı net müdahale görmezden gelindi.

Ve maç 2-2 bitti.

Ama herkes şunu gördü:
Bu skor futbolun skoru değildi.

João Pereira maç sonunda ne dedi?
“Konuşmak istemiyorum ama herkes her şeyi gördü.”

Evet hocam, herkes gördü.

Bir teknik direktörün, “Çocuklarım bana soruyor, ne diyeceğimi bilmiyorum” demesi bu ligin en ağır cümlesidir. Çünkü bu cümle sadece bir maçın değil, sistemin fotoğrafıdır.

Alanyaspor Beşiktaş’a yenilmedi.
Alanyaspor hakem kararlarına takıldı.

Bu yazıyı bir taraftar duygusuyla değil, sahadaki tabloya bakarak yazıyorum. 2-0 öne geçen, oyunu kontrol eden, ne yaptığını bilen bir takımın elinden maçın nasıl kayıp gittiğini bütün Türkiye izledi.

Türk futbolu neden ilerlemiyor diye soruyoruz ya…
Cevap Dolmabahçe’de.

Anadolu takımları mücadele ediyor, plan yapıyor, emek veriyor. Ama bazı maçlarda sahadaki emeğin karşılığı düdükle siliniyor.

TFF bu maçı izlesin.

Alanyaspor’un nasıl doğrandığını görsün.
2-0’dan sonra futbolun nasıl yok olduğunu görsün.

Çünkü bu maçta tabelada 2-2 yazıyor olabilir.

Ama gerçekte yazan şuydu:
Alanyaspor kazandı. Senaryo devreye girdi.