Alanyaspor’un adı bugün bir soruşturma dosyasında geçiyor.

Bu cümle bile başlı başına ağır.

Öncelikle altını kalın çizgiyle çizelim:

Hukuk devletinde masumiyet karinesi esastır. Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan hiç kimse suçlu ilan edilemez. Bu hem anayasal hem evrensel bir ilkedir.

Ancak mesele sadece hukuki değildir.

Hüseyin Gümrükcüler ve Hüsamettin Akyüz, yürütülen bahis ve şike soruşturması kapsamında gözaltına alındı, adliyeye sevk edildi ve ardından serbest bırakıldı. Bu bir beraat değildir; aynı şekilde bir mahkûmiyet de değildir. Süreç devam etmektedir.

Tam da bu noktada sorulması gereken soru şudur:

Yargı süreci sürerken kulübün kurumsal itibarı nasıl korunacak?

Hukuki Gerçek ile Etik Sorumluluk Aynı Şey Değildir

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında yürütülen soruşturmalar, yalnızca bireysel değil kurumsal sonuçlar da doğurabilecek niteliktedir.

Henüz ortada kesinleşmiş bir karar yok. Ancak bir kulüp yöneticisinin adının “rakibe bahis” iddiasıyla anılması bile, spor etiği açısından ciddi bir tartışma doğurur.

Hukuk; delile bakar, dosyaya bakar, karara varır.

Etik ise algıya, güvene ve itibara bakar.

Alanyaspor’un en büyük sermayesi nedir?

Kupalar mı?

Transferler mi?

Hayır.

Güvenilirlik.

İstifa Suç İtirafı Değildir

Burada yapılacak olası bir görev bırakma kararı, bir suç kabulü anlamına gelmez. Aksine, yargı süreci tamamlanana kadar kulübü tartışmaların dışında tutma iradesi olarak okunur.

Kurumsal yönetim ilkelerinde, özellikle spor kulüplerinde, “itibar riski” kavramı vardır. Yönetici hakkındaki soruşturma, kulübün marka değerini, sponsorluk ilişkilerini ve sportif atmosferini doğrudan etkileyebilir.

Bu yüzden soruyorum:

Gümrükçüler ve Akyüz, yargı süreci sonuçlanana kadar görevlerini askıya alarak Alanyaspor’u tartışmaların dışına çıkaramaz mı?

Bu bir kaçış olmaz.

Bu, kurumu önceleme olur.

Alanyaspor Bir İsimden Büyük

Alanyaspor’un geçmişi temizdi.

Bu şehir yıllarca emeğiyle, mütevazı yapısıyla, saha içindeki mücadelesiyle anıldı.

Bugün gelinen noktada kulübün adı soruşturma başlıklarında geçiyorsa, bunun yükü sadece hukuki değil, sosyolojiktir.

Taraftarın zihnindeki soru işareti, mahkeme kararından önce oluşur.

Ve güven, kaybedildiğinde geri kazanılması en zor değerdir.

Karar Onların

Bu yazı bir mahkeme kararı değildir.

Bu yazı bir çağrıdır.

Hüseyin Gümrükçüler ve Hüsamettin Akyüz için artık mesele sadece hukuki savunma değil, kurumsal sorumluluktur.

Bu gölgeyle devam mı edilecek?

Yoksa Alanyaspor’un adını korumak adına bir fedakârlık mı yapılacak?

Karar onların.

Ama unutulmamalı:

Alanyaspor bir yöneticiden, bir dönemden, bir tartışmadan daha büyüktür.